Bu Blogda Ara

6 Aralık 2009 Pazar

oltu'nun kurtuluşu

ne bahçeler yemyeşil, ne ırmak böyle gürdü
ne kuşlar ötüyordu, ne de rüzgarlar hürdü
koyunlar meleşmiyor, bu bozkırlar bomboştu
ne yüzler gülüyordu, ne de gönüller hoştu
hep ezanlar susmuştu, mabetler ağlıyordu
oltu çayı matemli, matemli çağlıyordu
dedem düşman peşinde ağlıyordu ninemgiller
gözlerinde kanlı yaş ellerinde mendiller
kırk yıl sürdü bu dram, her günü bir ızdırap
yıkıldı ma'mureler, yurdumuz oldu harap
düşman mezaliminin yoktu arası, ardı
türkleri binaları doldurmuş ve yakmışlardı
kılıçtan geçirmişler nice bin kahramanı
akmıştı bu toprağa oluk gibi türk kanı
tam ellidört yıl evvel gene böyle bahardı
ufuklarda bulutlar, tepelerde sis vardı
yediden yetmişine asker, sivil, bey, ağa
bir teşkilat kurarak oltu kalktı ayağa
düşmanın karşısına bir dağ gibi dikildi
çok geçmeden kaleye türk bayrağı çekildi
1918'de 25 Mart günü,
aldı düşmanlarından birkaç defa öcünü
ordumuzun oltuya geldiği gündür bugün
albayrağım ufukta yükseldiği gündür bugün

25 mart 1972
selahaddin kara
müftü

OLTU KALESİ

makineli tüfeğimi
kurdum oltu kalesinden
düşmanımı sinesinden
vurdum oltu kalesinden

düşman beli bükülürken
hendeklere siperlere dökülürken
bayrağımı çekilirken
gördüm oltu kalesinden

zafere erişti gaza,
bir şafakla doldu feza
şükr için hakka niyaza
durdum oltu kalesinden

bir türküm döktüm kanımı,
adadım hakka canımı
kahrolası düşmanımı
sürdüm oltu kalesinden

ırmak aşar coşa coşa,
dağlar yeşil baştan başa
bir hoş edilir temaşa
yurdum oltu kalesinden


25 mart 1971 oltu
diyanet gazetesi ve hakses mecmuasında neşrolunda