Bu Blogda Ara

28 Şubat 2009 Cumartesi

MİRAC

Küfrün, cehlin, gafletin yıkardık nicesini
O getirdi dünyaya dinlerin yücesini,
Ondört asır evvelin karanlık gecesini,
Unutma aydınlığa çıkaran hareketi
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti.

Allah'ın sevgilisi en yüce peygamberdi
En yüce makamlara o yükseldi, o erdi
Ta devri saadet'ten insanlığa o erdi.
Bu feza devri için ilk büyük işareti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti.

Baştan başa şu dünya cehlile kaplı iken
O oldu ilim irfan tohumunu ilk eken
Sen yaparsın ihmallik sen olursun yan çeken
O hak rehberinin nerde kaldı sünneti
Ey Miraca yükselen peygamberin ümmeti

O getirdi hak katından bir davet
Ey müminler o davete demedik mi biz evet
Öyle ise hak yolda olalım kenet kenet
Bulalım şefaati saadeti cenneti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti

25 ağustos 1973
OLTU / ERZURUM

cumhurbaşkanım...

Cumhurbaşkanım "Özal"a..

muhalifler tutarken taşa cumhurbaşkanım,
sizi allah getirdi başa cumhurbaşkanım,
çıkardı zatınızı onların tepesine,
kıldı sizi onlara paşa cumhurbaşkanım.

çünkü siz Allah için bu fukara milleti
erdirdiniz ekmeğe, aşa cumhurbaşkanım,
siyaset meydanının nice pehlivanını,
ne güzel getirdiniz tuşa cumhurbaşkanım,
çünkü Allah kendine bağlanan kullarını,
asla mahçup bırakmaz haşa cumhurbaşkanım
çünkü bu aziz millet artık gördü gerçeği,
çırpınanlar çırpınsın boşa cumhurbaşkanım,
karahocagil der ki: kutlarım sizi candan,
o makamda bin yaşa, yaşa cumhurbaşkanım.

Nürnberg - W. Almanya
Selahaddin KARAHOCAGİL

Yeşil Adam Kıbrısım

Yeşil adam, yavru yurdum, Kıbrısım,
Toprağın toprağımdır, suyun suyumdur benim
Vermem seni ölmeden ellere kısım kısım,
Tarihin tarihim çünkü soyun soyumdur benim,

Seni kurmuş ecdadım, sende yaşamış ırkım,
Kanıyla yumuş seni, sende var evim, barkım,
Sen Türk'ün malı iken kimden olacak korkum,
Şehirlerin şehirim, köyün köyümdür benim,

Ordulara bedeldir Türk'ün bir tek alayı,
Ona bir dokunanlar bulurlar bin belayı
Seni rumlara verip darıltamam Lala'yı
Ben tarihte ünlüyüm, yenmek huyumdur benim.

1976 Oltu
Selahaddin KARAHOCAGİL

Kahraman Türk Ordusuna

Peygamberin övdüğü Fathlerin torunu,
Hatırlattın dününü kahraman Türk ordusu
Taşırsın Fatihlerin kanını, gururunu,
Yücelttin Türk ününü kahraman Türk ordusu

akınlarınla tarih döndü bir daha geri,
Yıldırımlar indirdin, yerinden sarstın yeri,
Kurtardın soydaşını, kahrettin kahpeleri
Kutlarım bugününü kahraman Türk ordusu.

Göklerden akınların gürledi derin derin,
Seyretti bu akını akıncı dedelerin,
Hep müsterih olarak kutladılar zaferin
Her iki öğününü kahraman Türk ordusu

Çanakkale, Varna'yı, Kosova'yı Prüdü;
Hatırlatan haçlılar dalgalarla yürüdü,
Sen bir kaya kesildin, çarpıp çarpıp eridi,
Erittin bütününü kahraman Türk ordusu

Efendice kurtardın, korudun yavru yurdu,
Sayende herkes bildi nice kuzuyu kurdu
Sen öyle bir selsin ki, dünyada hiçbir ordu
Kapatamaz önünü kahraman Türk ordusu.

16.8.1974 Oltu

Selahaddin Karahocagil

Kahraman Orduya

Bu vatan senindir mahşere değin
Bu kadar kahraman bir ordun varken
Tasası, telaşı yok geleceğin
Bu kadar kahraman bir ordun varken

Ayısı karışsın vardın kurduna
Bütün dünya düşman olsun yurduna
İnan ey milletim güven orduna
Bu kadar kahraman bir ordun varken

İster yıldırımlar yağsın göklerden
İsterse volkanlar fışkırsın yerden
Korkma kıyametler kopsa da birden
Bu kadar kahraman bir ordun varken

Tarihi döndürüp ters akıtsalar,
Yine dünya düşmanlara olur dar,
Gelir malazgirtler, Anafartalar,
Bu kadar kahraman bir ordan varken,

24.11.1980 Pazartesi, ERZURUM

Erzurum yolunda taksinin içinde yazılarak 3. ordu komutanı Selahaddin Demircioğlu'na verilmiştir.

Selahaddin KARAHOCAGİL

Ne Mutlu

ayların sultanı geldi gidiyor,
onu memnun edenlere ne mutlu,
bu feyizli gecelerden, günlerden;
nasibini alanlara ne mutlu.

mağfiret bu ayda, rahmet bu ayda,
rahmete erenler geçerler kayda,
ehli gaflet bilmiyorsa ne fayda,
kıymetini bilenlere ne mutlu.

geceler boyunca ta sabah ile,
aşıklar iniler ah'u vah ile,
şevk'i Resul ile, aşkullah ile,
gönülleri dolanlara ne mutlu.

Allah kulun, peygamberde ümmetin,
yapanlardan seçer farzın, sünnetin,
işte kapıları açık cennetin
ona dahil olanlara ne mutlu.

gördükçe: camiler dolup taşıyor
bu fakircik salahide coşuyor.
bütün herkes mescitlere koşuyor;
bayram sonu kalanlara ne mutlu

20.9.1973 Oltu

Selahaddin Kara

SENİN YERİN SELAMETTİR SELAMET

Ey din iman seven mümin müslüman,
Senin yerin selamettir selamet,
Başka bir mekanda kaybetme zaman,
Senin yerin selamettir selamet...

Bu bir parti değil, din davasıdır,
büyük Türkiye'nin son duasıdır,
Gerçek kurtuluşun öz kavgasıdır,
Senin yerin selamettir selamet,

Düşmanlardan gelme hiçbir tür düzen,
Kurtarmaz yurdunu iyi bil ki sen,
Medet umma artık hiçbir partiden
senin yerin selamettir selamet

Vazgeç attan, kurttan,ayıdan, oktan
Bunların modası geçmiştir çoktan,
Kıymetli oyunu zayetme yoktan,
Senin yerin selamettir selamet,

Münafıktan, fasıktan, sapıktan vazgeç,
Ey mümin başına müminleri seç,
Düşünür gerçeği anlarsan er geç,
Senin yerin selamettir selamet,

Bunca ithal malı şartlanmış kafa,
Vatandaşım sana verir mi safa,
Kanma artık kanma başka bir lafa,
Senin yerin selamettir selamet.

1975 Oltu

Selahaddin KARAHOCAGİL

ŞEHR'i RAMAZAN

Safa geldin ey şehre Ramazan
Mahzun gönüllere huzur getirdin
Sende nazil oldu Hazreti Kur'an,
Karanlık bir cihana nur getirdin

Bizi zikre ibadete erdirdin
Feyz verdin, hasenata erdirdin,
Hakk'a uygun bir hayata erdirdin,
Bize siyam, iftar, sahur getirdin

Evvelin rahmettir Rahman Rahimden
Ahirın berattır nar'i cehimden
Kapılar açtırdın dar'ı naimden
Rahmet; nimet, afvi Gafur getirdin.

Aşkullahu şevkullahu bildirdin
Ruhları dirilttin, nefsi öldürdün
Müminlerin yüzlerini güldürdün
Mesrur ettin, bize sürur getirdin

15.7.1981 (18 Ramazan 1401)

S. Karahocagil

Yetimin Bayramı

Bükülmüş bir boyun, melül bir çehre,
akıyor gözlerden yaş nemli nemli,
Bize göre neşe dolu bu çevre,
Ona göre her şey yaslı, matemli

Kimsesi yok okşayacak başını,
Kimsesi yok dindirecek yaşını,
Şen gördükçe akranını eşini,
Ta ciğerden alevlenir elemli.

Ne acıklı çıplak vücud, aç karın;
Bahtsız kamet hilallaşmış pek narin
Kalmış ancak ümidine ağyarın
Herkes gülüp oynukerken o gamlı.

İşte bunu gören göze ne mutlu,
Veren ele gülen yüze ne mutlu,
Dertlerini soran söze ne mutlu,
Şu bayramda işte budur önemli.

27.10.1972 Oltu
Selahaddin Kara

Aç Gözünü

Yum gözünü şu dünyada, aç gözünü ey peder,
Fark edebildin mi, nasıl şu dünya gelir-gider?
Sen bu denli fani için, ömrünü etme heder!
Bir lahzada nice binler uryan gelir-gider.
Hayatın Tab'ı budur, gülenler hep az güler,
Bu dünyaya gelen herkes, giryan gelir-gider.
Fırtınalı bu hayatın, rüzgarına inanma,
Bir gününde bin cihetten, cereyan gelir-gider,
Hiç kimseler bulmadı, dünynın vefasını,
Ta ezelden beri vefa, arayan gelir-gider.
Bu dünyayı dünya yapan kaç rical'ı muteber,
Vatanıma, milletime yarayan gelir-gider.
Eser bırakanların, kapanmaz defterleri,
Eder hayrı, hayratı, deveran gelir-gider...
Aklı tamam insanlara va'z için ölüm yeter,
Başka va'za ihtiyaç yok,türeyen gelir-gider...


1982- Rize

Selahaddin KARAHOCAGİL

20 Şubat 2009 Cuma

Bilmece:8

Hangi kuyudur o ki,
Ondan bir kova suyu
Çıkarıp da atınca
Temiz olur o kuyu

Cevap:
(cevaplanmamış)

Bilmece:7

Bir cünübün kuyuya,
Dalması etmedi pis
Bir başkası dalınca
Bütün su oldu necis


cevap:
(cevaplanmamış)

Bilmece:4

Şer'an,tıbbem temiz bir su,
Abdest alınması memnu

Cevap:

Tuzla suyu, petrol ve emsali...
Bunlar şer'an ve tıbben temiz olmasına rağmen su sayılmadıklarından onlarla abdest ve gusul caiz değildir. Dürer'de Tuzla suyu:Tuzun erimesinden meydana gelen su ve tuz karışık olan su olmak üzere ikiye ayrılır. ikincisi ile abdest alınması caiz görülürse de İbn'i-Abidin her iki cins suyun yazın donmak, kışınerimek gibi özelliklerle mutlak sudan ayrılması sebebiyle abdeste, taharete elverişli olmadığını kaybeder. (Bak: Reddül-Muhtar: C.1 S. 121)

S. KARA

Bilmece:3

Tertemiz bir ırmağa
Saldım kovayı doldu
Su ve kova temizken
Dolunca murdar oldu

Cevap:

Akar su ve büyük göllerde suyun rengini, kokusunu seyyaliyetini bozmayan hayvan tersi ve benzeri pislikler suyu tıp bakımından kirletse bile; fıkıh bakımından pis yapmaz. Ancak, akıntısı olmayan küçük göllerde(alanı 100 arşın murabbaı yani 46,24 m2 den küçük göllerde) böyle pislikler bütün suyu necaset yapar.
Yukarıdaki bilmecede ırmağa salınan kovaya bir hayvan tersi giriyor, akar olan ırmağın suyunu şer'an pis etmiyen bahsedilen hayvan tersi kovanın suyunu(46,24 m2 den küçük olduğundan) pis ypıyor. (bak. Haşiyeli Multeka sahife:9; Kayıtlı Halebi'i-Sağir Sahife 68; Büyük İslam İlmihali Sahife 50)

S. KARA

Bilmece :14

Abdestin bir şeyi var
Ki dinle edeyim arz
Hanefide sünnet iken
Diğer üç mezhepte farz

Cevap:

Abdeste niyyet etmek. abdestin farzları, Hanefi mezhebinde dört, Malikilere göre yedi, Şafii ve Hambeli mezheplerinde altıdır. Yüzün ve kolların dirseklerle birlikte yıkanması, başa mesh edilmesi ve ayakların topuklarla birlikte yıkanmasında (başın miktarı müstesna) dört mezhep arasında ittifak vardır. Maliki ve şafii mezhepleri niyyeti de farzlardan birisi olarak saymışlar, Hambeli mezhebinde ise niyyeti abdestin sıhhatinin şartı olarak addetmiştir.
Böylece niyyet Maliki, Şafii ve Hambeli mezheplerinde farzdır.

S.KARA

not: Müftü amca günlüklerinde iki kez "Bilmece 14" olarak isimlendirme yapmış...

Bilmece 14:

O nasıl abdesttir ki
Görenler gusul sanır?
O hangi uzvumuz ki,
Altı kere yıkanır?

Cevap:

Abdest: Hanbeli abdesti
Uzuv: Eller

S.KARA

Bilmece:13

Bir uzvumuz abdestte
Söyle ey ehli namaz
Bir zaman yıkanırken
Sonra neden yıkanmaz

Cevap:

Çene

S. KARA

Bilmece 18

Hangi adamın teri
Yeterki olsun nem,
Üst başın pis eder
Abdestini bozar hem

Cevap:

Rakı, şarap ve emsali sarhoşluk veren maddeleri içen kimseden çıkan ter tıpkı kan gibi murdar olduğundan varsa hem abdestini bozar hem de bulaştığı elbisesini murdar eder. O elbise yıkanmadıkça onunla namaz kılmak caiz olmaz.(İbn'ul Abidin)
Bu bilmece merhum Mehmet Zihni Efendi'nin Elfaz'ı- Fıkhıyye adlı eserinde 13. mesele olarak şöyle ilgaz edilmiştir.
"Hangi adamın teri abdestini bozar ve libasını murdar eder?"
Fıkıh kitaplarında (nevakız'ul-vuzu) başlığı ile kaydolunan abdesti bozan şeyler muhtelif kitaplarda muhtelif sayılarla zikr olunmakta ise de Nur'ul-izah ve onun şerhi olan Tahtavide 12 olarak beyan olunmaktadır.

S. KARA

Bilmece 17

O hangi ibadet ki
Yapılmaz her mahalde
Erkeğe bir halde fazr
Kadınlara üç halde

Cevap:

Çünkü gusul erkeklere sadece cünüp oldukları( Cinsi münasebet, ihtilam veya istimna gibi sebeplerden biriyle cünüp oldukları zaman), Kadınlara cenabet, hayız(aybaşı)ve nifas(doğum) hallerinin sonunda farz olur.

Selahaddin Kara

Bilmece 16

Öyle bir hal geçirdim ki
Söyle bakalım noldu?
Abdest almadan abdest
Gusletmeden gusl oldu.

Cevap:

Bu soruyu soran kişiye:" Ya ırmağa düştünüz, ya da yağmura tutularak vücudunuz da kuru yer kalmayacak şekilde ıslandınız" diye biliriz. Çünkü gusletmesi gerekli bir kişi, ırmağa düşmek veya yağmura tutulmak suretiyle cesedinde kuruyer kalmamak üzere tamamen ıslanırsa Hanefi mezhebinde mazmaza ve iştinşak farzlarını da tamamlamak şartı ile guslü ve abdesti tamam olur.

S.KARA

Bilmece:15

Hangi iki uzvumuz?
Bu sözüme dikkat et!
Gusulda yıkamak farz,
Abdestte oldu sünnet


Cevap:
Hanefi mezhebinde mazmaza(ağzın içini yıkamak) istinşak (buruna su çekmek) abdestte sünnet, gusulda farzdır. Ağzın hududu dudak kapatıldığında kapanan noktalardan, burun içi hududu ise burun içinin dışarı ile birleştiği noktalardan başlar.
Hanbeli mezbehinde ağız ve burun içi yüzden sayılır. Abdestte ve gusulde yıkanması farzdır.
Maliki ve Şafi mezheblerinde abdestte de gusulde de ağız ve burun içini yıkamak sünnettir.

S. Kara

18 Şubat 2009 Çarşamba

ÜLKENİN BAŞBELASI

Herşeye hep tersten bakıp,
Söylüyorsun yalanı,
Sen ne kadar zalimmişsin,
Allah versin belanı!

Senfoniye "çağdaş" dedin,
Sırp mı yoksa senin ceddin?
Biliyoruz tertipledin
Bütün onca olanı

Orduyu çekip ileri,
Onu yaptın yeniçeri,
Tekmeledin temizleri,
Kucakladın çalanı

Ters dönüp halk isteğine,
Başladın hak kösteğine,
Dinsizleri desteğine
Alıp kaptın alanı.

Öz halkını hep dışladın
Suç uydurttun ve fişledin
Bozukları alkışladın
Yaptın şeref talanı...

Türk hanımı yüzde yetmiş
Bu örtüyle gelmiş-gitmiş
Başörtü rejime netmiş?
Nasıl kurdun bu pilanı?

Ninemin başörtüsüne,
Pis elini sürdün yine,
Bilirim düşmansın dine,
Yine kırdın palanı...

Selahaddin Karahocagil
(tarih belirtilmemiş)

Abime...

Seyfi'nin Cevabı

Okudumda arkadaki şiiri
Sandım birden koptu kalbim yerinden
Senin kadar şu gönlümde yok biri
Başka neyim tek senin eserinden

Sen hocamsın, bense senin kölenim
Gönül ister birşeycikler dilenim
Her an için kıymetini bilenim
Hatalarım cahilliğin karından

Ben doğunca sen koymuşsun ismimi
İnsanlara sen katmadın cismimi
Bir gün gördüm iç cebinde resmimi
Hacilliği o gün duydum derinden

Var mı seni anlatmağa kuvvetim
Sensiz Seyfi her şeyinden bir yetim
Ağabeyim, hem de velinimetim
Karnım doydu ellerinin kirinden

Seyfeddin Kara
13.9.1966 saat: 12.45 Oltu

Seyfi'ye

Bilirsin ben seni severim pek çok
Ekmek kadar, hava kadar, su kadar
Fakat buna damla damla kadar cevap yok
Bulamadım aradım da o kadar

Ne o kadar şiirde var bir yerim
Ne o kadar defterde bir şiirim
Anılmamış ne hayırım, ne şerim
Şu kadar bir bahsim olsun şu kadar

Baktım kendi şiirmde var adım
Hatayı ben gene bende aradım
"Acep neyim" dedim "neye yaradım"
Demek ki ben olamadım o kadar



Selahaddin Kara
Oltu
Arslanpaşa Mah.
30.1.1966 gece saat:01.10

Seyfiye Öğüt

Benim bu pendime eyle nazar
Unutma notuna yaz benim yavrum
Olsun hatıra, kalsın yadigar
Sana bir kaç doğru söz benim yavrum

Cevherin kadrini sor sarrafına
Kanma yavrum cühelanın lafına
Çalış ki geçesin adam safına
Doğru yaşa doğru gez benim yavrum

Bilmek ister isen dünya halini
Anla hayatının öz mealini
Kendin düşün kendi istikbalini
Eyleme kimseye naz benim yavrum

Boyundan daha çok büyüt huyunu
Değerlendir her saati, her günü
Unut artık unut çocukluğunu
Gel küçük halinden vaz benim yavrum

İyi davran, güzel tanın, hoş bilin
İlme sarfet her zamanın, her yılın
Daha daha yüksek olsun tahsilin
Olmasını istemem az benim yavrum

Erzincan 1953
Selahaddin Kara

yusuf şenkaya melununa

İyiliklerim seni çarpsın
Ne vicdansız adammışsın
Allahımda sana yapsın
Sen bir kansız adammışsın

Huyun bozuk için pimpis
Huysuzlarla ettin kis kis
İki yüzün biri iblis
Ne imansız adammışsın

Yüce mevla görür derdim
Mazlumlara eder yardım
Seni ancak ona verdim
Ne amansız adammışsın

Hakka dayan ey salahi
Korkma bulursun felahi
Hakka bırakda çek ahi
Sen ne şanssız adammışsın

24 Şubat 1968 / Oltu
Selahaddin Kara

Bilmece 2

Her güzelin güzelidir
onsuz güzellik olmaz
Üç vasfı tam olmadıkça
Ondan abdest edilmez.

Cevap:2 Su

Tam olması lazım gelen üç vasfı: Rengi, kokusu ve tadıdır. Suyun bu üç vasfından (hatta seyyaliyetide hesaba katılırsa dört vasfından) birisi veya birkaçı bozuk ve değişik olursa, necaset belirtileri görülürse abdest, gusul ve emsali şeyler için kullanılamaz.

Bilmece 1

Bilmece 1

Nimetlerin içinde
Ağır çeken tartı o
Hem hayatın bir şartı
Hem abdestin şartı o

Cevap : Su
Su, nimetlerin içinde en ağır çekenidir. Çünkü yeryüzünün 3/4 ünü kaplayan su, canlı varlıkların vucutlarının çoğunu teşkil eder. Mesela; insan vücudunun %77 si sudur. bu miktarın %15 i kaybedilince hayat tehlikeye düşmektedir.
Cenab'ı Hak Kur'anı Keriminde "Ve biz herşeyi sudan diri kıldık" (Enbiya, ayet: 30) buyurmaktadır.
gerçekten su hayatın, sıhhatın ve ibadetin şartıdır. Gusul ve abdestimizi de su ile yaparız.

2 Ocak 1970



Bugün Arkünisden Olur'a geldik Olur müftüsü Hüseyin Dikmenle tanıştım ve görüştüm.
İsraf mevzuunda bir va'z yaptım. Çok alaka topladım. Hakim Nevzat bey, Bölge şefi Gürbüz Karabulut ve Şube Binbaşısı beni tebrik ettiler.

Bu akşam Lütfi'de misafir olduk. Yarın inşaallah gidiyoruz Oltu'ya


S. Karahocagil

17 Şubat 2009 Salı

Çok Sevgili Oğlum Sadreddin

Henüz atıldığın hayat,
Engebeli dağa benzer.
Yemyeşil görünür gayet
Gülistana, bağa benzer

Yokuşu var, inişi var,
Darlığı var, genişi var
Yenilişi, yenişi var
Yenemezsen seni ezer.

Çok insanlar onda yaşar,
Kimi ağyar, kimisi yar
Uçurumu, düz yolu var,
kimi uçar, kimi gezer.


20.7.1975
Baban
Selahaddin Karahocagil

(Sadreddin'in Defterine)

Torunum Seraba

Torunların birincisi,
Benim güzel serabım;
Kızların da en cicisi,
Benim güzel serabım

Küpesi var kulağında,
Gamzesi var yanağında,
Ne cicidir bu çağında,
Benim güzel serabım

Yanakları güle benzer,
dili var bülbüle benzer,
Saçı ipek tüle benzer,
Benim güzel serabım

Bir kristal şişesidir,
Kalbimizin köşesidir,
Yuvamızın neşesidir;
Benim güzel serabım

12.12.1978 / Aşkale

Selahaddin KARAHOCAGİL

Kenan Evren Paşa'ya

Uzun ömür, mutlu yaşam;
Yaşa Kenan Evren Paşam,
Nice yıllar, nice bayram,
Yaşa Kenan Evren Paşam,

Zamanında ulaştın tam,
Anarşiye verdin hitam,
Güzel kalbin görmesin gam,
Yaşa Kenan Evren Paşam,

Kederliydik ettin mutlu,
Vatan senden çok umutlu,
Bayramınız olsun kutlu,
Yaşa Kenan Evren Paşam,

14.06.1985 Rize

Elif İlay'ın Doğumu

(14.05.1991)
Ondört mayıs bindokuzyüz doksanbir,
Elif İlay kız torunum doğru:
Doğumuna tarih düşürdü bir pir:
"ELİF - İLAY KIZ TORUNUM DOĞDU"

(1411)
Bindokuzyüz onbir'in otuz şevvalı,
yerlerden Manchesteri günlerden salı,
Allah verdi bize bir yavru balı,
Elif İlay kız torunum doğdu...

Selahaddin Karahocagil

(Torunum Elif İlay'ın Ebced hesabı ile manzum doğum tarihi)
Ayşe Nur'un Doğumu: akşam saat(5) 1975
Evlenme yıldönümümüz: 1951 2 temmuz

Geldi Ramazan

Açıldı semalar, açıldı Cinan;
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Bu ses Hakkın sesi, sala ve ezan,
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.

Gönüllerden iman, dillerden Kur'an,
Gene coştu, gene etti feveran,
Bağlandı şeytanlar, kapandı niran;
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.

Nice bin mağfiret inzal eder hak,
Okunurken temcid, atarken şafak;
Uyan ey müslüman, gafleti bırak
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.

Camiler donandı, mahyalar yandı,
Yer yüzü gök yüzü nura boyandı;
Zikir, şükür, tekbir arşa dayandı,
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.

Boşandı mideler, doldu gönüller,
Mana bahçesinde açıldı güller;
İlahi vecd ile öttü bülbüller
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.

31.8.1973 OLTU
Selahaddin Karahocagil
(Diyanet Gazetesinde Yayınlandı)

Arslanpaşa Camii

Doğu atabeylerinden varmış bir Arslanpaşa,
Beylerbeyi olarak Oltu'da gelmiş başa,
Kendi öz servetinden harcamalar yaparak,
Oltu'nun merkezinde bir cami kılmış inşa.


2.4.1970

Askerlikten Eve Mektup

Mektup seni salıyorum sılaya,
Şu bayramda bizim eve varda gel
Çok özledim hanedeki herkesi,
Ayrı ayrı selamımı verde gel

Bir kuş gibi uçup dağlar boyundan,
Geç silenin şehirinden, köyünden,
İçip yaylasının soğuk suyundan,
Çiçeğinden al, katına sarda getir.

Geç kalma ki, artar senemin gamı,
Annemlerle geçir yalnız bayramı;
Nasılsa onların devranı, demi,
İnce ince hallerini sorda gel.

Bizim eve var sabahtan pek erken,
Annem-babam kalkıp evladım derken,
Onlar orda bensiz bayram ederken,
Özlediğim yüzlerini görde gel

Belirmiş mi kırlarında sümbüller?,
Ötüyor mu bağlarında bülbüller?,
Eğer açılmışsa kırmızı güller?,
Birkaç tane benim için derde gel.


14.06.1954 / Erzincan
S. Kara (Telsiz Muh. Çavuşu)

Münevver

İlim irfan diye nutuk çekerken
Üniversiteler döndü tımarhaneye
Yurdu yükseltecek münevver derken
Münevverler koşar kumarhaneye


1.5.1968 İstanbul
Selahaddin Kara

16 Şubat 2009 Pazartesi

Canım Ruhum Çok Değerli Gelinim Bakiye'nin Mushafına Yazdığım ŞİİR

İşte sana en anlamlı hediye
Koru bunu cicic kızım Bakiye
Başına tac eyle, diline zikir
Kafana ideal, kalbine fikir,
Yücelerin yücesinin sözü bu,
O ilahi fermanların özü bu
İyiliğin dürüstlüğün ölçüsü
Hakikat'ın doğru yolun elçisi
Her inciyi bu ummanda bulursun
Bundan ayrılmazsan mutlu olursun
Saadet'in bereketin bol olsun
Kur'an yolu sana ebed yol olsun.


Selahaddin Karahocagil

28.6.1981 pazar Amasya

BABACIĞIM

Çalışır bizim için
Kendisi yemez bize verir için için
Benim güzel babacağım

Güneş gibi aydın yüzlü
Bülbül gibi tatlı sözlü
Benim canım babacığım


Emine N. Karahocagil

30.1982 Cumartesi
saat 3.ü. çeyrek geçiyor

Emine Nermin Kızıma

Canım benim güzel kızım Eminem,
Şu kalbimde senin başkadır yerin:
Sevgim ile dopdoludur bu sinem,
Çok zekisin, akıllısın aferin...

Tek başına bir iş yapma hep danış,
Alış yavrum bu hayata sen alış,
Derslerine işlerine çok çalış,
Olma ihmal, tembel, gevşek ve serin.

Seksen yaşa, doksan yaşa ol nine,
Mutluluğun sayı salsın yüz bine
Canım yavrum güzel kızım Emine
Sen cicisin, sen güzelsin, sen Şirin...


Selahaddin KARAHOCA
7.2.1980
Aşkale

Toprağım

Hem ölümüm sende, hem sağım sen
Çocukluk, büyüklük her çağım sende
Vatanım da sensin bayrağım sende
Ben severim ancak seni toprağım

Ben seni severim veremem ele
kimseye kıyamam bir karış bile
Kahbeee bir düşman saldırsın hele
Vermem vermedikçe can toprağım

Senin madenlerin senin tarımın
Sensin hazinesi bütün varımın
Aziz neslimin emaneti şerefi şanı Atalarımın hep
Şehitlerimizin kanı toprağım

Koynunda beslersin beni toprağım
Hep senden içerim, hep senden yerim
Senden gelir gene sana giderim
Sensiz hayat olsa bile niderim.


(tarih belirtilmemiş)

MABETLER

Mabetler irfanın bir pazarıdır
Ecdad'ın ahfada yadigarıdır
Tarih servetinin haznedarıdır
Bu vatan'ın tapusudur mabetler

ölümüz dirimiz feyzalır ordah
Gönüller arınır, donanır burdah
Ellerimiz hakka açılır birden
Mevlamızın kapısıdır mabetler

Hakka varan başka bir yol olamaz
İşte ezanlar, işte bu namaz
Bizler yaptık ama kimse yıkamaz
Çünkü hakkın yapısıdır mabetler




Selahaddin Kara
Oltu Müftüsü
23 Ocak 1963 Oltu

dost mektubu

Tayinin yok Rizede'sin
Yine hacca gideceksin
Nasip yoktur bu yıl bize
Orada dua edesin,

Erzurumdan Artvine
Geldim dönüyorum yine
Artık Rizeye gelmeyi
Tehir ettim başka güne

Gidiyorsun hayır yola
Hocam sana uğur ola
Ankaraya gelir isen
Bu garibe yine uğra


Seyyid Ahmet ARICI
Artvin 10.7.1985

Muhterem,

Yuvanıza saadet,
Ömrünüze bereket,
Gönlünüze meserret
Dolsun bayram gününde

İstikbalımız berrak,
Milletimin bahtı ak,
Gam, keder sizden ırak
Olsun bayram gününde

Duanızın her biri,
Himmetin en derini:
İndallahda yerini
Bulsun bayram gününde

Hacda haccac dizi dizi
Hak bahtiyar etsin bizi
İslam aleminin yüzü
Gülsün bayram gününde

Selahaddin KARAHOCAGİL
Aşkale Müftüsü

iftar duası / rize...

Ey bütün bu varlıkları kudretiyle yaratab, rahmetiyle kuşatan, İhsanyla rızık verin, kullarının yaşatan Yüce Allah! sana yürekten hamd ve şükrediyoruz kabul eyle ya Rabbi.
Bizi, milletimizi nimetsiz, nimetlerimizi bereketsiz, bereketlerimizi kıymetsiz bırakma ya Rabbi.
Bize ihsan buyurduğun bunca nimetleri bulamayanlara da, alamayanlara da, bütün aç ve muhtaç dindaşlarımıza da, özellikle açlık susuzlukla yanıp kavrulan Afrika Ülkelerindeki insanlara da ihsan eyle Ya Rabbi.
Böyle mübarek bir gecede bu muhteşem iftar ziyafetini ikram eden kerem sahibi kardeşlerimizin niyyetlerini kabul, dünya ve ahiret mükafatlarını bol rızıklarına, ömürlerine bereket, geçmişlerine rahmet eyle Ya Rabbi...
Teşrifleriyle Rizemize onur ve huzurları ile de soframıza şeref bahşeden bu muhterem ve güzide misafirlerimizin vucutlarına sıhhat, afiyet, rızıklarına vus'at(bolluk, genişlik), iş ve vazifelerine rahmet niyaz ediyoruz ihsan eyle yarabbi...
Yediğimiz bu nimetleri gözlerimiz için nur, gönüllerimiz için sürür, bedenimiz için güç, kuvvet, vucudumuza sıhhat ve afiyet vesilesi eyle Ya Rabbi.




(aynen yazıldığı gibi...)

ya rabbena

Ya Rabbena,Ya Rabbena!
Hamd'u sena olsun sana,
Bunca nimet ve ihsana,
Hem Muhammed Mustafana,
Bizden salat, selam ona,
Eshabına ve alına,

Erişmek için rızana,
İmsak vaktinden bu ana,
Oruç tuttuk halisane,
İnandık, sığındık sana,
Kabul eyle Ya Rabbena,

Afiyetler ihsan eyle,
İşlerimiz asan eyle,
Devletimiz koru, yücelt,
Milletimiz bahtiyar et,
Şimdi ediyoruz iftar,
Kabul kıl ey yüce Gaffar,

Ya Rabbena,Ya Rabbena,
Çok şükürler olsun sana....
Amin, Fatiha!...

Selahaddin KARA
(tarih belirtilmemiş (Ü.B.))

Şehr’u-Ramazan

Safa geldin ey Şehr’u-Ramazan!
Mahzun gönüllere huzur getirdin.
Sende nazil oldu Hazret’i Kur’an,
Karanlık bu cihana bir nur getirdin.

Bizi zikre, ibadete erdirdin,
feyiz verdin, hasenata erdirdin.
Hakka uygun bir hayata erdirdin,
bize siyam, iftar, sehur getirdin.

Evvelin rahmettir, Rahman Rahimden,
Ahirin berattır nar’ı-cehimden,
Kapılar açtırdın dar’ı-naimden,
Rahmet, ni’met, afv’i-gafur getirdin.

Aşkullahı, şevkullahı bildirdin,
ruhları dirilttin, nefsi öldürdün,
mü’minlerin yüzlerini güldürdün,
sevindirdin bizi, sürür getirdin.

Sen olmasaydın ve sen olmasaydın

Sen olmasaydın ve sen olmasaydın,
Buyurmuştur Allah, resulü için,
Zerreden kürreye bu kainatı,
Yaratmış yaratan bu kulu için.

Kemaline ermiş böylece konu,
Alemlere rahmet göndermiş onu,
Eylemiş nübüvvet nurunun sonu,
Bir lider eylemiş Hak yolu için.

Gönülden salatlar, selamlar ona,
Hem ehl'i-beytine, hem ashabına,
Canımdan çok sevmek vaciptir bana,
Gerçek imanımın husulu için.

Selahaddin Karahocagil
15 Temmuz 1978
Erzurum

Elhamdulillah

Yaratan O, yaşatan O, veren O.
Bunca nimetlere “Elhamdülillah”.
Yağdıran O, estiren O, seren O.
Bunca rahmetlere “Elhamdülillah”.

Kün emriyle kainatı yaratmış,
akıl ermez hikmetlerle donatmış.
Bir sır olmuş, varlığını aratmış.
Bunca nimetlere “Elhamdülillah”.

İnsanı yaratmış, sevmiş, yüceltmiş.
Yeri, göğü ona müsahhar etmiş.
Peygamber göndermiş, kitap iletmiş.
Bunca rif’atlara “Elhamdülillah”.

Ne mutlu bize Hak eylemiş himmet.
Kılmış habibine necip bir ümmet.
Bu lütuf, bu şeref ne büyük izzet.
Bunca izzetlere “Elhamdüllillah”.
Selahaddin Karahocagil

Bismillah

Mübarek ismini aciz dilime,
Aşkınla alarak dedim 'Bismillah'

Affet isyanımı, acı halime!
Muhtacın olarak dedim 'Bismillah'
Sonsuz rahmetinle barındır beni!
Bütün günahlardan arındır beni!
En çok düşündüren yarındır beni,
Fikrine dalarak dedim 'Bismillah'

Hesabın, azabın, gazabın, narın;
Karşında mahkum kalırsak yarın,
Rahmetin, gufranın, İsm'i gaffarın,
Sayeban kılarak dedim 'Bismillah'

Canlıya, cansıza, ölüye, sağa,
Baktım kitap olmuş, kalkmış ayağa,
Şuurlu bir nazar kıldım yaprağa,
İsmini bularak dedim 'Bismillah'

Uzaylar dolusu sayısız küre,
Semazen olmuşlar, girmişler devre,
Bir zerrede, bir gök bulup bir kere,
Hayrette kalarak dedim 'Bismillah'

Selahaddin Karahocagil
15 Kasım 1972 Oltu

Affımı Diliyorum

Affın çoktur azabından,
affımı diliyorum.
Rahmetin çok gazabından,
şüphesiz biliyorum

Yüceler yücesi Hak!
Şu çaresiz halime bak!
Senden başka yok sığınak,
lütfuna geliyorum

Halk eyledin bizi beşer,
işlerimiz oldu hep şer.
Şanına affetmek düşer,
affını bekliyorum

Mizanlar yenmez günahım,
o sebepten ah’u vahım.
Senden gayri yok penahım,
iltica kılıyorum

Üstünsün sen her bir yardan,
bir sevdiğim yok ağyardan.
Senden başka her efkardan,
kalbimi siliyorum

Selahaddin Karahocagil
10 Eylül 1981
Rize

Aç Gözünü

Yum gözünü şu dünyadan, aç gözünü ey peder!
Fark edebildin mi, nasıl kainat gelir, gider
Sen bu denli fani için ömrünü etme heder!
Bir lahzada nice binler, üryan gelir, gider

Hayatin tab’i budur, gülenler hep az güler
Bu dünyaya gelen herkes, giryan gelir,gider
Fırtınalı bu hayatın, rüzgarına inanma
Bir gününde bin cihetten, cereyan gelir, gider

Hiç kimseler bulmadı dünyanın vefasını
Ta ezelden beri vefa, arayan gelir, gider
Bu dünyayı dünya yapan kaç rical’i muteber,
Vatanına, milletine yarayan, gelir, gider

Eser bırakanların kapanmaz defterleri,
Eder hayrı, hayratı deveran; gelir, gider
Aklı tamam insanlara va’z için ölüm yeter,
Başka vaz’a ihtiyaç yok, türeyen gelir, gider

Selahaddin Karahocagil
1982 Rize

başlarken...