ne bahçeler yemyeşil, ne ırmak böyle gürdü
ne kuşlar ötüyordu, ne de rüzgarlar hürdü
koyunlar meleşmiyor, bu bozkırlar bomboştu
ne yüzler gülüyordu, ne de gönüller hoştu
hep ezanlar susmuştu, mabetler ağlıyordu
oltu çayı matemli, matemli çağlıyordu
dedem düşman peşinde ağlıyordu ninemgiller
gözlerinde kanlı yaş ellerinde mendiller
kırk yıl sürdü bu dram, her günü bir ızdırap
yıkıldı ma'mureler, yurdumuz oldu harap
düşman mezaliminin yoktu arası, ardı
türkleri binaları doldurmuş ve yakmışlardı
kılıçtan geçirmişler nice bin kahramanı
akmıştı bu toprağa oluk gibi türk kanı
tam ellidört yıl evvel gene böyle bahardı
ufuklarda bulutlar, tepelerde sis vardı
yediden yetmişine asker, sivil, bey, ağa
bir teşkilat kurarak oltu kalktı ayağa
düşmanın karşısına bir dağ gibi dikildi
çok geçmeden kaleye türk bayrağı çekildi
1918'de 25 Mart günü,
aldı düşmanlarından birkaç defa öcünü
ordumuzun oltuya geldiği gündür bugün
albayrağım ufukta yükseldiği gündür bugün
25 mart 1972
selahaddin kara
müftü
Bu Blogda Ara
6 Aralık 2009 Pazar
OLTU KALESİ
makineli tüfeğimi
kurdum oltu kalesinden
düşmanımı sinesinden
vurdum oltu kalesinden
düşman beli bükülürken
hendeklere siperlere dökülürken
bayrağımı çekilirken
gördüm oltu kalesinden
zafere erişti gaza,
bir şafakla doldu feza
şükr için hakka niyaza
durdum oltu kalesinden
bir türküm döktüm kanımı,
adadım hakka canımı
kahrolası düşmanımı
sürdüm oltu kalesinden
ırmak aşar coşa coşa,
dağlar yeşil baştan başa
bir hoş edilir temaşa
yurdum oltu kalesinden
25 mart 1971 oltu
diyanet gazetesi ve hakses mecmuasında neşrolunda
kurdum oltu kalesinden
düşmanımı sinesinden
vurdum oltu kalesinden
düşman beli bükülürken
hendeklere siperlere dökülürken
bayrağımı çekilirken
gördüm oltu kalesinden
zafere erişti gaza,
bir şafakla doldu feza
şükr için hakka niyaza
durdum oltu kalesinden
bir türküm döktüm kanımı,
adadım hakka canımı
kahrolası düşmanımı
sürdüm oltu kalesinden
ırmak aşar coşa coşa,
dağlar yeşil baştan başa
bir hoş edilir temaşa
yurdum oltu kalesinden
25 mart 1971 oltu
diyanet gazetesi ve hakses mecmuasında neşrolunda
2 Ekim 2009 Cuma
Fotoğrafın Arkası
Dünya fani, ömür mahdut, hepsi boş
yaşıyoruz bazen kötü, bazen hoş.
gelecekte ne olacak bilinmez
Önü müphem, önü meçhul, önü loş
(Seyfi gile yolladığım fotoğrafın arkası
yaşıyoruz bazen kötü, bazen hoş.
gelecekte ne olacak bilinmez
Önü müphem, önü meçhul, önü loş
(Seyfi gile yolladığım fotoğrafın arkası
İMAN VE İNKAR
Bir mü'minle bir kafir olmuşlardı arkadaş
Bir yolculuk boyunca yürürken yavaş, yavaş
Tatlı bir sohbet ile yollar akıp gidiyor
Derken o inançsızın inkarı nüksediyor,
En temel gerçekleri inkar ediyor haşa,
Birden imanla küfür başlıyorlar savaşa,
Çeşitli konuların kapısı açılıyor
Türlü bilim felsefe ortaya saçılıyor
Münakaşa giderken gittikçe derinlere
Artıyordu kafirin hücumları dinlere
Bilgiden düşünceden hep olanca varını
Harcayıp çalışıyor isbata inkarını
Fakat mü'min bunlara bıyık altı gülüyor
O anda yolları bir kumsal yere geliyor
Bir adamla at izi kumların üzerinde
At deve pislikleri yolun öbür yerinde
Mü'min bunları görüp hemen orada durdu
Eliyle göstererek koca kafire sordu:
"Söyle bakalım bunlar nedir, neye delildir?"
Tesadüfen olmuşlar desem doğru mu? bildir"
Kafir dikkatle dikti izlere gözlerini,
Sonra gene pür hiddet söyledi sözlerini:
"Canım bilmiyor musun? bunlar at ve adam izi
Burdan gelmiş gitmişler baksana dizi dizi
Dedektiflikten mi ne bana başlattın dersi
Bunlarıda soruyorsan at ve deve tersi
Bunların hiçbirisi rastlantıdan olamaz
birşey kendi kendine böyle şekil alamaz
burdan bir devenin de geçtiği görünüyor,
Bu izler bu eserler açıkça böyle diyor.
Kulak veren Müslüman onun bu dediğine
Şu sözlerle taşını oturttu gediğine;
"Ey beyinsiz serseri, ey münkir'i hakikat!
Bir iz kanıtlıyorda bir adamı bir atı
Bu gökler, bu yıldızlar, bu koskoca kainat,
niçin tanıtmıyor sna Halik'i Kainat'ı
Aklını kullanmadan hükmünü verme peşin,
Baksana şu alemde herşeyde bir düzen var,
Bu kadar yıldızların, bu ayın, bu güneşin
Yokmudur değerleri deve kığısı kadar"
10 Aralık 1974 OLTU
Bir yolculuk boyunca yürürken yavaş, yavaş
Tatlı bir sohbet ile yollar akıp gidiyor
Derken o inançsızın inkarı nüksediyor,
En temel gerçekleri inkar ediyor haşa,
Birden imanla küfür başlıyorlar savaşa,
Çeşitli konuların kapısı açılıyor
Türlü bilim felsefe ortaya saçılıyor
Münakaşa giderken gittikçe derinlere
Artıyordu kafirin hücumları dinlere
Bilgiden düşünceden hep olanca varını
Harcayıp çalışıyor isbata inkarını
Fakat mü'min bunlara bıyık altı gülüyor
O anda yolları bir kumsal yere geliyor
Bir adamla at izi kumların üzerinde
At deve pislikleri yolun öbür yerinde
Mü'min bunları görüp hemen orada durdu
Eliyle göstererek koca kafire sordu:
"Söyle bakalım bunlar nedir, neye delildir?"
Tesadüfen olmuşlar desem doğru mu? bildir"
Kafir dikkatle dikti izlere gözlerini,
Sonra gene pür hiddet söyledi sözlerini:
"Canım bilmiyor musun? bunlar at ve adam izi
Burdan gelmiş gitmişler baksana dizi dizi
Dedektiflikten mi ne bana başlattın dersi
Bunlarıda soruyorsan at ve deve tersi
Bunların hiçbirisi rastlantıdan olamaz
birşey kendi kendine böyle şekil alamaz
burdan bir devenin de geçtiği görünüyor,
Bu izler bu eserler açıkça böyle diyor.
Kulak veren Müslüman onun bu dediğine
Şu sözlerle taşını oturttu gediğine;
"Ey beyinsiz serseri, ey münkir'i hakikat!
Bir iz kanıtlıyorda bir adamı bir atı
Bu gökler, bu yıldızlar, bu koskoca kainat,
niçin tanıtmıyor sna Halik'i Kainat'ı
Aklını kullanmadan hükmünü verme peşin,
Baksana şu alemde herşeyde bir düzen var,
Bu kadar yıldızların, bu ayın, bu güneşin
Yokmudur değerleri deve kığısı kadar"
10 Aralık 1974 OLTU
AYVAZ'LA FEYYAZ
İki kardeş var idi, Ayvaz ile Feyyaz'dı,
Birisi çok çalışkan, birisi çok haylazdı,
Giderlerdi okula, dersleri beraberdi,
Bir sabah babaları, onlara para verdi.
Mektebe uğurlarken "Bakın yavrularım" dedi,
"Ben size böyle para veremem ki ebedi"
"Bakın epey yaşlandım, artık dolandı çağım"
"Kaç sene yaşasam da, mezarda bir ayağım"
"Birgün ölürsem benden geri kalacaksınız"
"Düşünün ki, parayı kimden alacaksınız"
"Yaşasamda büyüyüp, olsanız şöyle büyük"
"Ayıp olmaz mı size, olasınız bana yük"
"Geleceği garanti etmek için çalışın"
"Sebebi tembelliktir, her tür geri kalışın"
"Babanın evladına öğütleri bu idi"
"Bu sözler onlar için çölde bir tas su idi"
"Bu su Feyyaz'a tatlı, Ayvaz'a acı geldi"
"Çünkü o avare hylaz, azgın, tembeldi"
"Sıkdırdı kardeşini, hemen yola çıkınca"
"Harçlığını çekmekte görmedi bir sakınca"
"Dinle sen beni" dedi "Bu dünya böyle gider"
"Üç günlük ömür için değmezki bunca keder"
"Baba ne derse desin, koy kitabı defteri"
"Oynayalım seninle bulup bir oyun yeri"
"Birçok oyun bilirim: pişpirik, pişti, fanti"
"Çok para kazanırız, veriyorum garanti"
"İstersen gel beraber lunaparka gidelim"
"Güzel şeyler var orda, hepsini seyredelim"
"Sonra akşam olunca, gideriz sinemaya"
"Dönüncede bir yalan uydururuz babaya"
"Sonra imtihanlarda bir yolunu buluruz"
"Dersleri hep geçeriz, başarılı oluruz"
Feyyaz bu sapıklığı garip buluyordu çok,
Dedi ki: "Gel kardeşim, haylazlaıkta fayda yok,
Okuyup çalışalım, yüksek adam olalım,
İstikbal peşindeyiz arayalım bulalım
Ayvaz çattı kaşını, dedi: "Sen git budala,
Ben bugünü yaşarım, arzum yok istikbala"
Feyyaz döndü okula, derslerinin başına,
fakat üzülüyordu, söz tutmaz kardaşına,
Babasının öğüdü, kulağından çıkmadı
dersinden, kitabından başka şeye bakmadı,
Geçti sınıflarınıi yükseldi gide, gide
Avare kardeşini, bıraktı çok geride,
Bir hayli zaman geçmiş, babaları ölmüştü,
Talih Ayvaz'a değil, Feyyaz için gülmüştü,
Bir gün bir fabrikada, Feyyaz yüksek mühendis
Dediler: "Seni arar, bir adam ki çok pimpis"
Bu gelen Ayvaz idi bitirmişti oyunu,
Babadan kalan mal da, hep çekmişti suyunu,
Ayyaş, serhoş yaşamış, aç-lailaç kalmıştı,
Feyyaz'dan utanıyor başını dövüyordu,
"Elinden harçlığını çektiğim gün" diyordu
"Ne büyük bir serseri, ne kadar gafilmişim"
"Şimdi nasıl olacak, bir söyle benim işim"
"Ne ahiret ne dünya, hiçbirini yapmadım"
"Kalsam bu dünya berbat, ölsem Hakk'a tapmadım"
Feyyaz şöyle bitirdi, baştaki öğüdünü,
"İstikbal aramadın, sen yaşadın hep dünü"
"O sayılı zamanlar, geçti fırtına gibi"
"Herşey bitti tükendi, göründü birgün dibi"
"Şimdi oldukça razı, ücretinin azına"
"Olup çalışacaksın, sadece boğazına"
"Çalışan kul boş kalmaz, Hak verir emeğini"
"Çalışmayan insanlar, bulamaz yemeğini"
Birisi çok çalışkan, birisi çok haylazdı,
Giderlerdi okula, dersleri beraberdi,
Bir sabah babaları, onlara para verdi.
Mektebe uğurlarken "Bakın yavrularım" dedi,
"Ben size böyle para veremem ki ebedi"
"Bakın epey yaşlandım, artık dolandı çağım"
"Kaç sene yaşasam da, mezarda bir ayağım"
"Birgün ölürsem benden geri kalacaksınız"
"Düşünün ki, parayı kimden alacaksınız"
"Yaşasamda büyüyüp, olsanız şöyle büyük"
"Ayıp olmaz mı size, olasınız bana yük"
"Geleceği garanti etmek için çalışın"
"Sebebi tembelliktir, her tür geri kalışın"
"Babanın evladına öğütleri bu idi"
"Bu sözler onlar için çölde bir tas su idi"
"Bu su Feyyaz'a tatlı, Ayvaz'a acı geldi"
"Çünkü o avare hylaz, azgın, tembeldi"
"Sıkdırdı kardeşini, hemen yola çıkınca"
"Harçlığını çekmekte görmedi bir sakınca"
"Dinle sen beni" dedi "Bu dünya böyle gider"
"Üç günlük ömür için değmezki bunca keder"
"Baba ne derse desin, koy kitabı defteri"
"Oynayalım seninle bulup bir oyun yeri"
"Birçok oyun bilirim: pişpirik, pişti, fanti"
"Çok para kazanırız, veriyorum garanti"
"İstersen gel beraber lunaparka gidelim"
"Güzel şeyler var orda, hepsini seyredelim"
"Sonra akşam olunca, gideriz sinemaya"
"Dönüncede bir yalan uydururuz babaya"
"Sonra imtihanlarda bir yolunu buluruz"
"Dersleri hep geçeriz, başarılı oluruz"
Feyyaz bu sapıklığı garip buluyordu çok,
Dedi ki: "Gel kardeşim, haylazlaıkta fayda yok,
Okuyup çalışalım, yüksek adam olalım,
İstikbal peşindeyiz arayalım bulalım
Ayvaz çattı kaşını, dedi: "Sen git budala,
Ben bugünü yaşarım, arzum yok istikbala"
Feyyaz döndü okula, derslerinin başına,
fakat üzülüyordu, söz tutmaz kardaşına,
Babasının öğüdü, kulağından çıkmadı
dersinden, kitabından başka şeye bakmadı,
Geçti sınıflarınıi yükseldi gide, gide
Avare kardeşini, bıraktı çok geride,
Bir hayli zaman geçmiş, babaları ölmüştü,
Talih Ayvaz'a değil, Feyyaz için gülmüştü,
Bir gün bir fabrikada, Feyyaz yüksek mühendis
Dediler: "Seni arar, bir adam ki çok pimpis"
Bu gelen Ayvaz idi bitirmişti oyunu,
Babadan kalan mal da, hep çekmişti suyunu,
Ayyaş, serhoş yaşamış, aç-lailaç kalmıştı,
Feyyaz'dan utanıyor başını dövüyordu,
"Elinden harçlığını çektiğim gün" diyordu
"Ne büyük bir serseri, ne kadar gafilmişim"
"Şimdi nasıl olacak, bir söyle benim işim"
"Ne ahiret ne dünya, hiçbirini yapmadım"
"Kalsam bu dünya berbat, ölsem Hakk'a tapmadım"
Feyyaz şöyle bitirdi, baştaki öğüdünü,
"İstikbal aramadın, sen yaşadın hep dünü"
"O sayılı zamanlar, geçti fırtına gibi"
"Herşey bitti tükendi, göründü birgün dibi"
"Şimdi oldukça razı, ücretinin azına"
"Olup çalışacaksın, sadece boğazına"
"Çalışan kul boş kalmaz, Hak verir emeğini"
"Çalışmayan insanlar, bulamaz yemeğini"
1 Ekim 2009 Perşembe
SELAMÜN ALEYKÜM

Anneanne, amca, büyük dayı, küçük dayı, hala, teyze, yenge hepinizin ellerindenhasretle, hürmetle öper her zaman hayır dualarınızı beklerim. allah'tan sağlık ve selametler dilerim.
mehmet ve Baki ağabeyleriminde ellerinden öperim.
Bakiye, Fahriye, Fatih, Aliye ve Saadet'in gözlerinden öperim.
Bayramlarınız kutlu, günleriniz mutlu olsun
Hayırlı geceler dilerim.
Fatih'e bir şiri hediye ediyorum.
("Türküm türküm diye" başlıklı bir şiir, metin okunamadığı için buraya almadım Ü.B.)
OLTU ÇAYI
Tarlalar hep susuz, evler karanlık
Oltu çayı akıyor boz bulanık
Şarkılar, türküler yanık mı? yanık
NAKARAT
Gönüller uykuda gözler uynık
Yatağında kıvrılarak coşarak
Tarlalara bahçelere taşarak
Köprülerin üzerinden aşarak
Oltu çayı akıyor, boz bulanık
Gönüller uykudai gözler uyanık.
Uyanık gözlerde damla damla yaş
Akarak seylaba karışır bir baş
Götürdüğü toprak, bıraktığı taş
Oltu çayı akıyor, boz bulanık
Gönüller uykuda, gözler uyanık
Selahaddin KARA
Oltu çayı akıyor boz bulanık
Şarkılar, türküler yanık mı? yanık
NAKARAT
Gönüller uykuda gözler uynık
Yatağında kıvrılarak coşarak
Tarlalara bahçelere taşarak
Köprülerin üzerinden aşarak
Oltu çayı akıyor, boz bulanık
Gönüller uykudai gözler uyanık.
Uyanık gözlerde damla damla yaş
Akarak seylaba karışır bir baş
Götürdüğü toprak, bıraktığı taş
Oltu çayı akıyor, boz bulanık
Gönüller uykuda, gözler uyanık
Selahaddin KARA
günlükler ...
Bugün yılbaşı. Haynis köyündeyiz. Camide va'z yaptım. Ahmet adlı birinin mereği, ambarı yandığından, başkalarının evini , mereğini yakmanın şecaatını ve fecaatını belirten bir va'z yaptım. Müftülük binasına =175=lira toplandı.
Dün akürtisde idik. Sünnet merasiminden sonra Horket'e gittik. Dayımlar çok sevindiler. Mustafa Özmenle beraberdim. Kasap kesti Ziya dayım. Üçgün kaldık. Pulurdan Melikşah'a gelişte. Cumartesi Pulur'a geldik. Pazar Konk'a uğradık, İniset'e geçtik. Yosma'nın kocası Hafız Salahaddin berberdi. İnisette Feraizler de kaldık. Yosma ile görüştüm, konuştum. Şükür mesut görünüyor.
Pazartesi günü Mohaş'a indik. Küçük ağa'da misafir olduk. Güzel bir yıkandık. Salı Akürtis'e, Çarşamba Haynis'e, Perşembe Arkünis'e geldik. Hava çok güzel, ortalıkta pek kar yok. Yusuf ağaya misafir olduk.
(osmanlıca bir metin....okuyamadım)
yardımlar:
HORKET:235
PULUR:115
KONK(GÜNDOĞDU):50
İNİSET(SÜNGÜ BAYIRI):182
MOHOŞ(BOZDOĞAN):150
AKÜRTİS(OLGUN):105
HAYNİS(SARIBAŞAK):170
ARKÜNİS:180
OLUR:440
TOPLAM:1662
Dün akürtisde idik. Sünnet merasiminden sonra Horket'e gittik. Dayımlar çok sevindiler. Mustafa Özmenle beraberdim. Kasap kesti Ziya dayım. Üçgün kaldık. Pulurdan Melikşah'a gelişte. Cumartesi Pulur'a geldik. Pazar Konk'a uğradık, İniset'e geçtik. Yosma'nın kocası Hafız Salahaddin berberdi. İnisette Feraizler de kaldık. Yosma ile görüştüm, konuştum. Şükür mesut görünüyor.
Pazartesi günü Mohaş'a indik. Küçük ağa'da misafir olduk. Güzel bir yıkandık. Salı Akürtis'e, Çarşamba Haynis'e, Perşembe Arkünis'e geldik. Hava çok güzel, ortalıkta pek kar yok. Yusuf ağaya misafir olduk.
(osmanlıca bir metin....okuyamadım)
yardımlar:
HORKET:235
PULUR:115
KONK(GÜNDOĞDU):50
İNİSET(SÜNGÜ BAYIRI):182
MOHOŞ(BOZDOĞAN):150
AKÜRTİS(OLGUN):105
HAYNİS(SARIBAŞAK):170
ARKÜNİS:180
OLUR:440
TOPLAM:1662
günlükler
Bugün Arkünis'den OLUR'a geldik. Olur Müftisi Hüseyin Dikmen'le tanıştım ve görüştüm. İsraf mevzuunda bir va'z yaptım. Çok alaka topladım. Hakim Nevzat Bey, Bölge Şefi Gürbüz Karabulut ve Şube Binbaşısı beni tebrik ettiler.
Bu akşam Lütfi'de misafir olduk. Yarın inşaallah gidiyoruz Oltu'ya
2 Ocak 1970
Bu akşam Lütfi'de misafir olduk. Yarın inşaallah gidiyoruz Oltu'ya
2 Ocak 1970
KUR'AN-I KERİM
yaş ve kuru ne arasan bu kitab-ı mübindedir,
medeniyet, hakkaniyet getirdiği dindedir,
insanlığın ihtiyacı hep onun içindedir,
hakiki bulmak ister isen Hazret'i Kur'an'a bak
Allah'ı bilmeyen kişi batıla, puta tapar.
Kur'an'ı bilmeyen kişi yanlış yollara sapar,
bu ilahi kitap insanı insan yapar,
adem olmak ister isen Hazret'i Kur'an'a bak
Kur'an'la süslü kalpler Allah indinde hoştur,
onunla nurlanmayan bütün kafalar boştur,
Kur'ansızsa ey mü'min senin zihnin boştur;
eğer dolmak ister isen Hazret'i Kur'an'a bak
(Almanya Kulmbach Ditikd hatim merasiminde yaptığım konuşmada okuduğum şiir)
medeniyet, hakkaniyet getirdiği dindedir,
insanlığın ihtiyacı hep onun içindedir,
hakiki bulmak ister isen Hazret'i Kur'an'a bak
Allah'ı bilmeyen kişi batıla, puta tapar.
Kur'an'ı bilmeyen kişi yanlış yollara sapar,
bu ilahi kitap insanı insan yapar,
adem olmak ister isen Hazret'i Kur'an'a bak
Kur'an'la süslü kalpler Allah indinde hoştur,
onunla nurlanmayan bütün kafalar boştur,
Kur'ansızsa ey mü'min senin zihnin boştur;
eğer dolmak ister isen Hazret'i Kur'an'a bak
(Almanya Kulmbach Ditikd hatim merasiminde yaptığım konuşmada okuduğum şiir)
anneler günü için...
açmıştım gözlerimi, altmışyedi yıl önce,
mübarek kucağında sevgili anneciğim!
ömrünü verdin bana, çocukluğum boyunca,
o gencecik çağında sevgili anneciğim!
ben "anne" diyemeden sen bana "canım" derdin,
karşılık beklemeden, yıllarca meme verdin
giymeyerek giydirdin, yemeyip yedirdin
pişirip ocağında, sevgili anneciğim
yoksulluklar içinde geçerken o seneler,
ne zorluklar çekmiştin, biz için neler, neler
rahmetle anıyorum, anılırken anneler,
dünyanın dört bucağında, sevgili anneciğim.
yazık ki, erken tuttu, acelesi ecelin
yaşayacak bir yaşta, toprağa girdi tenin
şad olsun, mutlu olsun, o güzel ruhun senin,
şimdi cennet bağında sevgili anneciğim.
09.05.1999 AMASYA
Selahaddin KARAHOCAGİL
mübarek kucağında sevgili anneciğim!
ömrünü verdin bana, çocukluğum boyunca,
o gencecik çağında sevgili anneciğim!
ben "anne" diyemeden sen bana "canım" derdin,
karşılık beklemeden, yıllarca meme verdin
giymeyerek giydirdin, yemeyip yedirdin
pişirip ocağında, sevgili anneciğim
yoksulluklar içinde geçerken o seneler,
ne zorluklar çekmiştin, biz için neler, neler
rahmetle anıyorum, anılırken anneler,
dünyanın dört bucağında, sevgili anneciğim.
yazık ki, erken tuttu, acelesi ecelin
yaşayacak bir yaşta, toprağa girdi tenin
şad olsun, mutlu olsun, o güzel ruhun senin,
şimdi cennet bağında sevgili anneciğim.
09.05.1999 AMASYA
Selahaddin KARAHOCAGİL
30 Eylül 2009 Çarşamba
(İSİMSİZ ŞİİR)
AKÇENİ İKTİSAT EYLE ARTANINI SAKLA PEK
kALIRSA DÜŞMANA KALSIN DOSTA MUHTAÇ OLMA TEK
HAKKA TESLİM OLAN KALBİN HALKTAN OLMAZ KAYGISI
VARA ÜLFET EYLEMEZKİ YOKTAN OLSUN SAYGISI
FAZLA ISRAF, FAZLA MERTLİK MUHTAÇ EYLER NAMERDE
YEDİRDİKÇE YİYEN ARTAR, ...........HAVARDA
kALIRSA DÜŞMANA KALSIN DOSTA MUHTAÇ OLMA TEK
HAKKA TESLİM OLAN KALBİN HALKTAN OLMAZ KAYGISI
VARA ÜLFET EYLEMEZKİ YOKTAN OLSUN SAYGISI
FAZLA ISRAF, FAZLA MERTLİK MUHTAÇ EYLER NAMERDE
YEDİRDİKÇE YİYEN ARTAR, ...........HAVARDA
ANNE
Unutamıyorum seni, hep karşımda haylin
içimdeki acını atamıyorum anne!
Hep geliyor gözüme o acıklı ahvalın
Boşanıyor göz yaşım tutamıyorum anne!
Bize doyurmadıkça ne içer, ne de yerdin
Neler çektin biz için ömrünü bize verdin
Alsana kucağına ben yavrunu severdin
Sen mezarda ben evde yatamıyorum anne
Acıların hep dindi, annecim rahat uyu
Yanında kendime de açacağım bir kuyu
Sensiz bu cihanın aşı, ekmeği, suyu
Acı geliyor bana yutamıyorum anne!
24.01.1971 Saat:23.41
Selahaddin KARA
içimdeki acını atamıyorum anne!
Hep geliyor gözüme o acıklı ahvalın
Boşanıyor göz yaşım tutamıyorum anne!
Bize doyurmadıkça ne içer, ne de yerdin
Neler çektin biz için ömrünü bize verdin
Alsana kucağına ben yavrunu severdin
Sen mezarda ben evde yatamıyorum anne
Acıların hep dindi, annecim rahat uyu
Yanında kendime de açacağım bir kuyu
Sensiz bu cihanın aşı, ekmeği, suyu
Acı geliyor bana yutamıyorum anne!
24.01.1971 Saat:23.41
Selahaddin KARA
KUR'AN-I ÖĞRENEN VE ÖĞRETEN
Şu fani dünyada en üstün insan,
Kur'anı öğrenen ve öğretendir.
Yarın ahirette dahili cinan,
Kur'an ı öğrenen ve öğretendir.
Allah, kelamını seveni sever,
Kitabında erbab'ı-ilmi çok över,
Şuurlu müslüman, gerçek münevver,
Kur'an ı öğrenen ve öğretendir.
Kur'an a muhtaçtır her il, her diyar.
Her ırk, her renkteki genç ve ihtiyar,
Her iki cihanda gerçek bahtiyar,
Kur'an ı öğrenen ve öğretendir.
30 Haziran 1991 günü Almanya- Schirnding diyanet türk İslam kültür Derneğinin tertiplediği Hatim Merasiminde Okuduğum Şiir. Seyfettin Karahocagil)
Kur'anı öğrenen ve öğretendir.
Yarın ahirette dahili cinan,
Kur'an ı öğrenen ve öğretendir.
Allah, kelamını seveni sever,
Kitabında erbab'ı-ilmi çok över,
Şuurlu müslüman, gerçek münevver,
Kur'an ı öğrenen ve öğretendir.
Kur'an a muhtaçtır her il, her diyar.
Her ırk, her renkteki genç ve ihtiyar,
Her iki cihanda gerçek bahtiyar,
Kur'an ı öğrenen ve öğretendir.
30 Haziran 1991 günü Almanya- Schirnding diyanet türk İslam kültür Derneğinin tertiplediği Hatim Merasiminde Okuduğum Şiir. Seyfettin Karahocagil)
Bilmece: 12
Sana bir şey söyleyim
Neyin ihtarıdır bak
Erkeğe süphanallah,
Kadınlara el çırpmak
Buhari Tecridi Sarih tercümesi Cilt.1, Sa:86 Hadis:76
(yanıtı namazda sehiv olmalı, bu da yanıtlanmamış)
Neyin ihtarıdır bak
Erkeğe süphanallah,
Kadınlara el çırpmak
Buhari Tecridi Sarih tercümesi Cilt.1, Sa:86 Hadis:76
(yanıtı namazda sehiv olmalı, bu da yanıtlanmamış)
1398
Elhamdülillah bikülli lisan,
Kıldı bu camiin küşadın asan,
Şad olsun yaptırdı çün hacı cihan
Tarihi: Cihanda hayratun hisan...
Hicri: 1398
(Oltu- Hacıcihan Camiine ebced hesabı ile düşürdüğüm tarih:1398)
Hakka bağlan ey mü'min,
Kendini ebed sanma,
Allah sana kılmış farz,
Kıl namazın usanma:
Karayolcular bina,
Eyledi bu camii.
Men amile hayran ma,
Vera bihi yevmen ma.
(Oltu-Karayolları Camiine düşürdüğüm tarih: 1398 hicri)
Kıldı bu camiin küşadın asan,
Şad olsun yaptırdı çün hacı cihan
Tarihi: Cihanda hayratun hisan...
Hicri: 1398
(Oltu- Hacıcihan Camiine ebced hesabı ile düşürdüğüm tarih:1398)
Hakka bağlan ey mü'min,
Kendini ebed sanma,
Allah sana kılmış farz,
Kıl namazın usanma:
Karayolcular bina,
Eyledi bu camii.
Men amile hayran ma,
Vera bihi yevmen ma.
(Oltu-Karayolları Camiine düşürdüğüm tarih: 1398 hicri)
Yeğenim Aliye'nin Şiir Defterine Yazdığım Şiir
Allah için olsun yavrum her işin
La ilahe illallah'a bağlı kal
İbadetlerini yap peşin peşin
Yaşadıkça hep Allah'a bağlı kal
En çok sevdiceğin Allah'ım olsun
Ak kalbin imani hislerle dolsun
Lisanın dimağın Hakda yer bulsun
İslami, insani şaha bağlı kal
Yüzün gülsün ağlamasın hiç bir an,
En mutlu insan ol, ebede varan
Anan, baban, kavim, kabilen yaran,
Lekesiz bir haremgaha bağlı kal
İffetli ol, izzetli ol, ağır ol
Yerin yuvan, yolun olsun doğru yol,
Eğriyi at, doğruya ger kanat, kol
Akıllı ol, karargaha bağlı kal
Lüzumsuz işlere itibar etme,
İzinsiz, izahsız bir yere gitme,
Yalanlara güvenme, sır ifşa etme,
Ebediyyen bu dergaha bağlı kal
Amasya
10.10.1959
La ilahe illallah'a bağlı kal
İbadetlerini yap peşin peşin
Yaşadıkça hep Allah'a bağlı kal
En çok sevdiceğin Allah'ım olsun
Ak kalbin imani hislerle dolsun
Lisanın dimağın Hakda yer bulsun
İslami, insani şaha bağlı kal
Yüzün gülsün ağlamasın hiç bir an,
En mutlu insan ol, ebede varan
Anan, baban, kavim, kabilen yaran,
Lekesiz bir haremgaha bağlı kal
İffetli ol, izzetli ol, ağır ol
Yerin yuvan, yolun olsun doğru yol,
Eğriyi at, doğruya ger kanat, kol
Akıllı ol, karargaha bağlı kal
Lüzumsuz işlere itibar etme,
İzinsiz, izahsız bir yere gitme,
Yalanlara güvenme, sır ifşa etme,
Ebediyyen bu dergaha bağlı kal
Amasya
10.10.1959
KIZIM DURSUNE
düş gibi geliyor o çocukluğun
uzun saçın, kara kaşın, gözlerin
ruh gibi severdim ikinizide
serminimle geçerdi gündüzlerin
uzun uzun yıllar geçti aradan
nurlu bir genç yaptı seni yaradan
en lekesiz kızıldan ve karadan
meleksin sen, akısın hep yüzlerin
OLTU
30.03.1977
uzun saçın, kara kaşın, gözlerin
ruh gibi severdim ikinizide
serminimle geçerdi gündüzlerin
uzun uzun yıllar geçti aradan
nurlu bir genç yaptı seni yaradan
en lekesiz kızıldan ve karadan
meleksin sen, akısın hep yüzlerin
OLTU
30.03.1977
KIZIM AYİŞE'YE
annelerin annesinden aldın o güzel adı
yüzlerce yıl yaşa yavrum yarınların hoş olsun
isterim ki ihsan ede istediğin muradı
şahlarşahı şanından, şadlıkla gönlün dolsun
en özbeöz evladım, en değerli bir kulsun
yavrucuğum yuvan olsun yuvaların mutlusu
ışık ışık yarınların oldukça umutlusu
laf değil, bu bir gerçek, sen kızların en kutlusu
mevladan arzum odur: daima yüzün gülsün
ayşecik evladım sen değerli bir kulsun
zamanlar durunca bu yazım hatıra olsun
asil kızım ayşe'ciğim Allah'a ol emanet
yalvararak, yakararak yüce bil ve iman et
ilimdedir, irfandadır, islamdadır saadet
şu dünyada şereflerin şahikalar bulsun
en özbe öz evladım en değerli bir kulsun
OLTU
30.03.1977
yüzlerce yıl yaşa yavrum yarınların hoş olsun
isterim ki ihsan ede istediğin muradı
şahlarşahı şanından, şadlıkla gönlün dolsun
en özbeöz evladım, en değerli bir kulsun
yavrucuğum yuvan olsun yuvaların mutlusu
ışık ışık yarınların oldukça umutlusu
laf değil, bu bir gerçek, sen kızların en kutlusu
mevladan arzum odur: daima yüzün gülsün
ayşecik evladım sen değerli bir kulsun
zamanlar durunca bu yazım hatıra olsun
asil kızım ayşe'ciğim Allah'a ol emanet
yalvararak, yakararak yüce bil ve iman et
ilimdedir, irfandadır, islamdadır saadet
şu dünyada şereflerin şahikalar bulsun
en özbe öz evladım en değerli bir kulsun
OLTU
30.03.1977
HAC
Kanatlar açıldı Kabe'ye doğru,
Kalplerde, dillerde ALLAHÜ EKBER.
Kimlere geldiyse Allah'dan çağrı,
onlar hep yollarda ALLAHÜ EKBER.
Diller zikrediyor, kulak dinliyor,
Semalar titriyor, yerler inliyor,
Bir haşmetle yükseliyor, çınlıyor,
Yollarda, bellerde ALLAHÜ EKBER.
Gene pervaneler Kabe'ye koştu,
Milyonlar birbiriyle buluştu,
Fezalar dolusu heybetle coştu
Mübarek illerde ALLAHÜ EKBER.
Dünyadan Mekke'ye ve Medine'ye,
Metaf'a, Merve'ye, Safa'ya, neye
Kabe'den ta Arafata, Mineye,
Akışan sellerde ALLAHÜ EKBER.
Görür bu beldeyi eden temaşa,
Beyaz çiçek inmiş toprağa, taşa,
Arafat dağını ta baştanbaşa,
Kaplayan tüllerde ALLAHÜ EKBER.
Hacerül-Esved'e eğilir başlar,
Mine'de milyonlar şeytanı taşlar,
Zikreder Mevla'yı uçuşan kuşlar,
Esişen yellerde ALLAHÜ EKBER.
Ey Salahi bilmem netse, neylese,
Bir gün Hak seni de davet eylese
Gönülcüğün coşsa, dilin söylese,
Mecnunca çöllerde ALLAHÜ EKBER.
24.12.1973
Kalplerde, dillerde ALLAHÜ EKBER.
Kimlere geldiyse Allah'dan çağrı,
onlar hep yollarda ALLAHÜ EKBER.
Diller zikrediyor, kulak dinliyor,
Semalar titriyor, yerler inliyor,
Bir haşmetle yükseliyor, çınlıyor,
Yollarda, bellerde ALLAHÜ EKBER.
Gene pervaneler Kabe'ye koştu,
Milyonlar birbiriyle buluştu,
Fezalar dolusu heybetle coştu
Mübarek illerde ALLAHÜ EKBER.
Dünyadan Mekke'ye ve Medine'ye,
Metaf'a, Merve'ye, Safa'ya, neye
Kabe'den ta Arafata, Mineye,
Akışan sellerde ALLAHÜ EKBER.
Görür bu beldeyi eden temaşa,
Beyaz çiçek inmiş toprağa, taşa,
Arafat dağını ta baştanbaşa,
Kaplayan tüllerde ALLAHÜ EKBER.
Hacerül-Esved'e eğilir başlar,
Mine'de milyonlar şeytanı taşlar,
Zikreder Mevla'yı uçuşan kuşlar,
Esişen yellerde ALLAHÜ EKBER.
Ey Salahi bilmem netse, neylese,
Bir gün Hak seni de davet eylese
Gönülcüğün coşsa, dilin söylese,
Mecnunca çöllerde ALLAHÜ EKBER.
24.12.1973
Göle'de İmamlık
Azmirah eyledik geldik Göle'ye
Dertsiz başımızı koyduk belaya
Kürtler başladılar binbir hileye
Namus tünne, haya tünne, ar tünne
Talih bizi bu diyara sürüdü
Bu kış buraları tufan bürüdü
Bir kar, bir kıyamet aldı yürüdü
Gene de diyorlar hele kar tünne
Ne kimse soruyor, ne de tanıyor
Herkes bizi yad yabancı sanıyor
Kimden ne istesek mırıldanıyor
Run tünne, penir tünne, ar tünne
Bize bedduamı yaptı babamız
Buz tutuyor kardeş, buz kulübemiz
Odun kömür yokki yansın sobamız
Agır tünne, çıra tünne, dar tünne
Seneyi geçirdik çıktık bahara
Ücretten alamadık beş para
Bin defa söyledim gittim muhtara
Hala para tünne, kisbü kar tünne
1956 SİNOT- GÖLE
Selahaddin KARA
Dertsiz başımızı koyduk belaya
Kürtler başladılar binbir hileye
Namus tünne, haya tünne, ar tünne
Talih bizi bu diyara sürüdü
Bu kış buraları tufan bürüdü
Bir kar, bir kıyamet aldı yürüdü
Gene de diyorlar hele kar tünne
Ne kimse soruyor, ne de tanıyor
Herkes bizi yad yabancı sanıyor
Kimden ne istesek mırıldanıyor
Run tünne, penir tünne, ar tünne
Bize bedduamı yaptı babamız
Buz tutuyor kardeş, buz kulübemiz
Odun kömür yokki yansın sobamız
Agır tünne, çıra tünne, dar tünne
Seneyi geçirdik çıktık bahara
Ücretten alamadık beş para
Bin defa söyledim gittim muhtara
Hala para tünne, kisbü kar tünne
1956 SİNOT- GÖLE
Selahaddin KARA
Serabım
torunların birincisi
benim güzel serabım
kızlarında en cicisi,
benim güzel serabım
küpesi var kulağında
güzel bir hal yanağında
ne cicidir bu çağında,
benim güzel serabım
yanakları güle benzer
dili bülbüle benzer,
saçı siyah dile benzer
benim güzel serabım
ömrümüzün şişesidir
kalbimizin köşesidir.
yuvamızın neşesidir,
benim şirin serabım
07.03.1981
benim güzel serabım
kızlarında en cicisi,
benim güzel serabım
küpesi var kulağında
güzel bir hal yanağında
ne cicidir bu çağında,
benim güzel serabım
yanakları güle benzer
dili bülbüle benzer,
saçı siyah dile benzer
benim güzel serabım
ömrümüzün şişesidir
kalbimizin köşesidir.
yuvamızın neşesidir,
benim şirin serabım
07.03.1981
Sevgili Oğlum Muhammed Bülend'in Hatıra defterine Yazdığım Şiir
Cici oğlum, delikanlım Bülendim,
Faziletli insan ol benim yavrum.
Kulağına küpe olsun bu pendim,
Şan'u-şeref ile dol benim yavrum.
Çalış yavrum kalma kimseden geri,
Allah'ın kulu ol, işinin eri,
Her türlü haylazlık, pislikten beri.
Yolun olsun doğru yol benim yavrum.
Olur olmazların sözüne bakma,
Hiçbir cereyana kapılıp akma,
Hakkın emrettiği yolu bırakma
Ne müfsit sağ, ne de sol benim yavrum.
Kuş olsan namerdin mülküne konma,
Fani ile faydasızla avunma
Hak olmayan hiç bir şeyi savunma,
Boşa germe kanat ve kol benim yavrum.
Bu şiiri koy kulağa, kalbe yaz,
Senin için hakka eyledim niyaz
Ömrün uzun, rızkın geniş, derdin az,
Mutluluğun olsun bol benim yavrum.
Aşkale, 20.07.1979
Faziletli insan ol benim yavrum.
Kulağına küpe olsun bu pendim,
Şan'u-şeref ile dol benim yavrum.
Çalış yavrum kalma kimseden geri,
Allah'ın kulu ol, işinin eri,
Her türlü haylazlık, pislikten beri.
Yolun olsun doğru yol benim yavrum.
Olur olmazların sözüne bakma,
Hiçbir cereyana kapılıp akma,
Hakkın emrettiği yolu bırakma
Ne müfsit sağ, ne de sol benim yavrum.
Kuş olsan namerdin mülküne konma,
Fani ile faydasızla avunma
Hak olmayan hiç bir şeyi savunma,
Boşa germe kanat ve kol benim yavrum.
Bu şiiri koy kulağa, kalbe yaz,
Senin için hakka eyledim niyaz
Ömrün uzun, rızkın geniş, derdin az,
Mutluluğun olsun bol benim yavrum.
Aşkale, 20.07.1979
Muhterem Başkomiser Kardeşimiz
Hacı Hasan Erdal Ağustos 1979 başlarında
Aşkale Emniyet Amirliğine tayin olundu
Daha bir ay geçmeden Ramazan ayı
İçinde Erzurum'a alındı, Sebep: Müslümanlığı
Ramazanda kahvelerde kumarı yasaklaması,
İçkiye karşı olması imiş. Hasan Erdal'ı yolcu ederken
hediye kutusuna yazdığım şiir:
Etmesin seni takdir ehli fısk, ehli küfür
Üzülme sakın canım, bu öğünülecek şeye.
Sen Hakkın yolundasın, dürüst bir mü'minsin şükür
Hoş gelmese de korkma, bazı paşaya, beye.
Hak yolunda sabit ol, bil ki seninledir hak,
Suçun yok, günahın yok, alnın açık, yüzün ak,
İmanından ötürü sürsünler seni bırak,
Onlar zalim, günahkar, senin üzülmen neye?
Hadi git kahramanım şöyle dolaş il, il
Gene onlar zararda, sen karlısın bunu bil,
Hakkın halkın nezdinde sen aziz, onlar rezil
Olacaklar "rezilim, rezilim" diye diye...
15 Eylül 1979
Aşkale Emniyet Amirliğine tayin olundu
Daha bir ay geçmeden Ramazan ayı
İçinde Erzurum'a alındı, Sebep: Müslümanlığı
Ramazanda kahvelerde kumarı yasaklaması,
İçkiye karşı olması imiş. Hasan Erdal'ı yolcu ederken
hediye kutusuna yazdığım şiir:
Etmesin seni takdir ehli fısk, ehli küfür
Üzülme sakın canım, bu öğünülecek şeye.
Sen Hakkın yolundasın, dürüst bir mü'minsin şükür
Hoş gelmese de korkma, bazı paşaya, beye.
Hak yolunda sabit ol, bil ki seninledir hak,
Suçun yok, günahın yok, alnın açık, yüzün ak,
İmanından ötürü sürsünler seni bırak,
Onlar zalim, günahkar, senin üzülmen neye?
Hadi git kahramanım şöyle dolaş il, il
Gene onlar zararda, sen karlısın bunu bil,
Hakkın halkın nezdinde sen aziz, onlar rezil
Olacaklar "rezilim, rezilim" diye diye...
15 Eylül 1979
Cevat'a Mektup
İvedi yazdığın satır
Eh şükür ki sordu hatır
Olursa da bir kelime
Geçerse şöyle elime
Asla bu az oldu demem
Perhizim ya fazla yemem
Bende keseceğim kısa
Fakat eylemeyin tasa
Darıldım diye sanmayın
Sözlerimden usanmayın
Okuyun taa sona kadar
Kalpleriniz olmasın dar
Mübarek olsun Ramazan
Bol bol çalış, bol bol kazan
Oruç tutun güle güle
Dua edin bize bile
Annem unutmasın hele
Namazlarda alsın dile
Bize dua etsin bol bol
Açılsın şifadan bir yol
Belki bir şifa bulalım
Bu dertlerden kurtulalım
Allah'a emanet olun
Saadetle felah bulun
Burada biterken kelam
Büyüğe küçüğe selam.
17.09.1973 OLTU
Eh şükür ki sordu hatır
Olursa da bir kelime
Geçerse şöyle elime
Asla bu az oldu demem
Perhizim ya fazla yemem
Bende keseceğim kısa
Fakat eylemeyin tasa
Darıldım diye sanmayın
Sözlerimden usanmayın
Okuyun taa sona kadar
Kalpleriniz olmasın dar
Mübarek olsun Ramazan
Bol bol çalış, bol bol kazan
Oruç tutun güle güle
Dua edin bize bile
Annem unutmasın hele
Namazlarda alsın dile
Bize dua etsin bol bol
Açılsın şifadan bir yol
Belki bir şifa bulalım
Bu dertlerden kurtulalım
Allah'a emanet olun
Saadetle felah bulun
Burada biterken kelam
Büyüğe küçüğe selam.
17.09.1973 OLTU
Sevgili Oğlum Mustafa Levent'in Hatıra Defterine Yazdığım Şiir
Maksudumuz Allah'tır,
Matlubumuz başarı.
O'na varan doğru yoldur,
Çıkma ondan dışarı
Olma tembel serseri,
Hak yolunda koy seri
Hep ileri, ileri
Doğru yolda koşarı.
Ne çok sağa, ne de sol
Akıllı ve zeki ol
Senin yolun orta yol
Ne miskin, ne haşari
Mükemmel bir müslüman
Olmaya bak her zaman
En büyük servet iman
İki cihanım var
Koyma azmin peşini,
Sebat et, sık dişini
Hep tamam yap işini
Asla bırakma yarı
20.07.1978
Matlubumuz başarı.
O'na varan doğru yoldur,
Çıkma ondan dışarı
Olma tembel serseri,
Hak yolunda koy seri
Hep ileri, ileri
Doğru yolda koşarı.
Ne çok sağa, ne de sol
Akıllı ve zeki ol
Senin yolun orta yol
Ne miskin, ne haşari
Mükemmel bir müslüman
Olmaya bak her zaman
En büyük servet iman
İki cihanım var
Koyma azmin peşini,
Sebat et, sık dişini
Hep tamam yap işini
Asla bırakma yarı
20.07.1978
İNSAN OLMAK İSTERİM
Bu ömrüm döndürülse haytın ta başına
Sorulsa benden istek, insan olmak isterim.
Tabiatın herşeyi, hepside güzel fakat,
Ne bir ağaç, ne çiçek, insan olmak isterim.
İnsanlık ölçüleri lazımdır insan için,
bir insan olmalıyım, ne bir şeytan, ne de cin
Ne ingiliz, ne bir rum, ne bir frenk ne de çin,
Ne bir hippi, ne köçek: insan olmak isterim.
İnsan üstün mahluktur, onda zeka, onda us,
Onda ilim, onda din, onda ahlak ve namus
İyisi türk-İslamdır, ne ingiliz ne de rus
Müslümanım ve bila şek insan olmak isterim.
Ne bir arslan, ne tilki ne de bir leoparım,
Zalimlikte yok işim, kahramanlığa varım.
Ne kimseye saldırır, ne kimseden korkarım
Ne bir kaplan, ne eşek, insan olmak isterim.
Ben benim kültürüme, tarihime hayranım.
Yadlara yok özentim, taklidi sevmez canım,
Vatan, millet, dost, kardeş, düşmanı tanıyanım
Sahte değil, tam gerçek insan olmak isterim.
02.Mart. 1975 OLTU
Sorulsa benden istek, insan olmak isterim.
Tabiatın herşeyi, hepside güzel fakat,
Ne bir ağaç, ne çiçek, insan olmak isterim.
İnsanlık ölçüleri lazımdır insan için,
bir insan olmalıyım, ne bir şeytan, ne de cin
Ne ingiliz, ne bir rum, ne bir frenk ne de çin,
Ne bir hippi, ne köçek: insan olmak isterim.
İnsan üstün mahluktur, onda zeka, onda us,
Onda ilim, onda din, onda ahlak ve namus
İyisi türk-İslamdır, ne ingiliz ne de rus
Müslümanım ve bila şek insan olmak isterim.
Ne bir arslan, ne tilki ne de bir leoparım,
Zalimlikte yok işim, kahramanlığa varım.
Ne kimseye saldırır, ne kimseden korkarım
Ne bir kaplan, ne eşek, insan olmak isterim.
Ben benim kültürüme, tarihime hayranım.
Yadlara yok özentim, taklidi sevmez canım,
Vatan, millet, dost, kardeş, düşmanı tanıyanım
Sahte değil, tam gerçek insan olmak isterim.
02.Mart. 1975 OLTU
29 Mart 2009 Pazar
CANIM, RUHUM HERŞEYİM, BİRİCİK KIZIM SERMİN'İM BENİM
Güzel mektubunu aldık,
Hepimiz şad-handan olduk,
Sizden ayrılalı beri,
Oltu'ya ki geldim geri,
O an, bu an hep meşgulüm,
İşlerim iş değil, zulüm,
Bir türlü boş kalamadım,
Çok istedim bulamadım
Bir vakit ki, bir kaç satır,
Yazayım, sorayım hatır,
Amcan da darılıyor,
Türlü töhmetler kılıyor,
Buralar da çok yazladı,
Ama dün bir ayazladı,
Tepelerde kalmadı kar,
Haşmetiyle geldi bahar,
Karlar buzlar hep eridi,
Ağaçlara su yürüdü,
Oğullarımın notları,
Hep güzel hiç yok potları
Gözlerinden patır puçur,
Öperim, çok mektup uçur.
Derslerine çok çok çalış,
Ne ikmal var ne de kalış,
Sınıfları vızır vızır,
Geçeceksin ha be, hınzır...
Hadi kızım çok çok selam,
Hoş geceler... Hoş hoş kelam...
Seni çok seven baban
Selahaddin KARA
Hepimiz şad-handan olduk,
Sizden ayrılalı beri,
Oltu'ya ki geldim geri,
O an, bu an hep meşgulüm,
İşlerim iş değil, zulüm,
Bir türlü boş kalamadım,
Çok istedim bulamadım
Bir vakit ki, bir kaç satır,
Yazayım, sorayım hatır,
Amcan da darılıyor,
Türlü töhmetler kılıyor,
Buralar da çok yazladı,
Ama dün bir ayazladı,
Tepelerde kalmadı kar,
Haşmetiyle geldi bahar,
Karlar buzlar hep eridi,
Ağaçlara su yürüdü,
Oğullarımın notları,
Hep güzel hiç yok potları
Gözlerinden patır puçur,
Öperim, çok mektup uçur.
Derslerine çok çok çalış,
Ne ikmal var ne de kalış,
Sınıfları vızır vızır,
Geçeceksin ha be, hınzır...
Hadi kızım çok çok selam,
Hoş geceler... Hoş hoş kelam...
Seni çok seven baban
Selahaddin KARA
Seyfi gile
Geçiyor günler, geçiyor günler
Her günün ardında bir sürü dünler
Kapanan sayfalar hatıralarla
Sanki açılıyor böyle baharla
Gelecek bilinmez ne getirecek
Bizden neler alıp, ne götürecek
Kalacak bir şey var bizlerden geri
Bir iyilik, insanlık geldikçe yeri
Bantlarda sesimiz, kağıtta resim,
Defterde bir şiir, bir naçiz isim
Geçiyor bu günler geçip gidiyor
Hayat böyle böyle iflas ediyor
Selamlar, sevgiler, dualar, sözler
Herkes bunu bekler, bunları gözler
25.04.1976
saat:22-00
OLTU
Selahaddin KARAHOCAGİL
1974 - 1394 Ramazan Bayramı Tebriklerim

Seyfi'ye:
İhtişamsız, tatsız, neşesiz, işsiz,
Bir bayram daha geçirdik sizsiz,
Elemsiz, kedersiz çokn bayram görün
İster bizim ile isterse bizsiz
Nihat Atabey'e:
kutlu olsun bayramınız
Kalmasın hiç gamınız
Nice nice bayramlara
Ulaşın tamamınız
Cevat'a:
Bayramınız mübarek olsun derim
Hepinizin gözlerinden öperim
Neşe, sıhhat, afiyetler içinde
Nice yıllar ve bayramlar dilerim.
17.10.1974 Bayramgünü
Oltu
Selahaddin Karahocagil
yirmialtı eylül - 1958
Bir telefon açmıştı postadan Mehmet Pekiz
Tayinim telle çıkmış Olur'a gideceğiz,
Pek de doğru değilmiş, demek ki sanışımız,
Umut bir aydınlığa belki çıkar başımız.
Olur'u istemiştim, çünkü memleketimdir
Evinden uzak kalan gariptir ve yetimdir,
Memleketime hizmet başlıca niyetimdir,
Çok isabet olacak, Olur'a gelişimiz
Umut bir aydınlığa belki çıkar başımız.
30 Eylül Olur'da başladım görevime,
Şükür yine kavuştum aileme evime,
Memleket hesabına gerekli ödevime,
Daha elverişlidir, burada kalışımız
Umut bir aydınlığa belki çıkar başımız.
Hayır o kanaatlar, büsbütün yanlış imiş,
"Ev kuzusu koç olmaz" atalar doğru demiş,
Birlik, dirlik, itibar hiç buraya gelmemiş,
Buralarda geçmiyor pendimiz, danışımız,
Umut bir aydınlığa belki çıkar başımız.
S.KARA
Kızım ŞERMİN'e
Şerminciğim, yavrum, biricik kızım
En derince sevgim saklıdır sana.
Ruhum, yavrum sensiz güler mi yüzüm,
Merhemsin, güvensin, neşesin bana
İsterim bahtiyar ol yavrucuğum.
Nuh kadar ihtiyar ol yavrucuğum!
Şerminimin yok dünyada bir eşi
En karanlık günlerimin güneşi
Ruhum için dua edecek kişi
Mezarımda bile muhtacım sana
İsterim bahtiyar ol yavrucuğum,
Nuh kadar ihtiyar ol yavrucuğum!
Sevdiceğin insanlarla başbaşa
Elemsiz, kedersiz, tasasız yaşa
Rahata, servete, ekmeğe, aşa
Muradına vasıl ol kanakana
İsterim bahtiyar ol yavrucuğum.
Nuh kadar ihtiyar ol yavrucuğum!
28.04.1973
Selahaddin KARA
Oltu Müftüsü
Mektup
Anneanne, amca, hala ve dayı
Derinden derine özledim sizi,
Teyze, hala basmışsınız alayı
Sevgidendir herhalde şakalar dizi dizi
Elinizi öpeyim verinde izin
En büyük mükafat duanız sizin
Nihayetsiz saygı ve sevginizin
Yüreğimden asla silinmez izi
Fatih, Sevim, fatoş, Semra, Mustafa
Gözünüz öpeyim geçinde safa
Diğer kardeşlere selam bin defa
Sizde çıkarmayın hatırdan bizi
Anneanne, Büyük dayı, amca, küçük dayı, sevgili hala, teyzeciğim, yengeciğim!
hepinizin hasret ve hürmetle ellerinizden öperim, hayır dualarınızı beklerim.
Baki, Mehmet abi ve İlhan'ın selamla ellerinden sıkar, Bakiye, Fahriye, Aliye, Sebahat kardeşlerime selam sunarım.
Öbür küçüklerin tekrar gözlerinden öperim.
Az müsaade buyurun çayımı bir yudumlayayım. Tamam...
Amca! Hediye filan hepsi şaka.
Sizin bana en büyük hediyeniz sağlığınızdır. Sağolun varolun. Hep sağlık haberleriniz gelsin, yuvanız neşeyle dolsun.
Bayramınız mübarek ve geceniz hayrolsun.
Allah'a ısmarladık.
Not: Anneanne, amca, dayı, hala ve teyze!
Herkes konuşurken bende sizin için bu şiiri hazırladım. Saygılarımla sunuyorum.
Selahaddin KARA
(Tarih belirtilmemiş)
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti
Küfrün, cehlin, gafletin yıkarak nicesini
O getirdi dünyaya dinlerin yücesini
Ondört asır evvelin karanlık gecesini
Unutma aydınlığa çeviren hareketi
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti
Allah'ın sevgilisi, en yüce peygamberdi
En yüce makamlara o yükseldi, o erdi
Ta devr'i saadetten insanlığa o erdi
Bu feza devri için ilk büyük işareti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti
Baştanbaşa şu cihan cehlile kaplı iken
O oldu ilim, irfan tohumunu ilk eken
Sen yaparsın gafleti, sen olursun yan çeken
O hak rehberi'nin nerde kaldı sünneti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti
O getirdi aleme yücelerden bir davet
Ey müminler bu davete demedik mi biz evet
öyle ise hak yolda olalım kenet kenet
Bulalım şefaatı, saadeti, cenneti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti
25 Ağustos 1973
26 Recep1393
Miraç Gecesi Dolayısıyla
Oltu
Selahaddin KARA
Müftü
Elhamdülillah
yolsuz yordamsızlık alıp yürürken
ne nimet hak yolum "Elhamdülillah"
ahlak zayıflarken, iman çürürken
imanlı bir kulun "Elhamdülillah"
inlerken dünyamız hep inim inim;
çoğu kimse diyemezken: "mü'minim"
türk oğlu türküm ben islamdır dinim,
ümmet'i resulüm "Elhamdülillah"
kafam hak düşünür, hak söyler dilim
mezhebim hak mezhep meşrebim ilim
çok şükür sağcıyım, solcu değilim
göklerde sağ kolum "Elhamdülillah"
bozuldu nesiller hep ocak ocak
erkekler saçaklı kızlar dal bacak
müslüman kalacak bozulmayacak
ne kızım ne oğlum tek "Elhamdülillah"
yücelsin yurdumuz artsın dirliği
milletimin bozulmasın birliği
göstersin düşmana örnek erliği
budur tek memülüm "Elhamdülillah"
13.11.1973
Selahaddin KARA
(isim belirtilmemiş)
Bizi halık eyledin beşer,
Ef'alimiz hep oldu şer,
Şanına affetmek düşer,
Ya Allah, Ya Kerimallah
Ya Allah, Ya Rahimallah
Ya Allah, Ya Gafurallah
Affın çoktur azabından,
Rahmetin çok gazabından,
Yazma beni Kezzabinden,
Ya Allah, Ya Kerimallah
Ya Allah, Ya Rahimallah
Ya Allah, Ya Gafurallah
Mizanlar almaz günahım,
Arşa çıkar ah-u vahım,
Senden başka yok penahım,
Ya Allah, Ya Kerimallah
Ya Allah, Ya Rahimallah
Ya Allah, Ya Gafurallah
S. KARAHOCAGİL
Bismillah
Mübarek ismini müznip dilime
Aşk ile alarak dedim "bismillah"
Affet isyanımı acı halime
Günahkar olarak dedim "Bismillah"
Bütün günahlardan arındır beni
Sonsuz rahmetinle barındır beni
Ençok düşündüren yarındır beni
Fikrine dalarak dedim "Bismillah"
Ne müthiş, ne çetin olacak yarın
Hesabın, azabın, gazabın, narın
Rahmetin, gufranın, ism-i gaffarın
Sayebün kılarak dedim "Bismillah"
Canlıya, cansıza, ölüye, sağa
Baktım kitap olmuş, kalkmış ayağa
Şuur ile nazar kıldım yaprağa
İsmini bularak dedim "Bismillah"
Fezalar dolusu sayısız küre
Semazan olmuşlar, girmişler devre
Bir zerrede bir gök buldum bir kere
Hayrette kalarak dedim "Bismillah"
15.11.1972 Oltu
Selahaddin KARA
Oltu Müftüsü
15.12.1972 gün ve 96 sayılı Hakses mecmuasında yayımlanmıştır.
6 Mart 2009 Cuma
Çocuğa Öğüt
Haydi yürü kucak açmış istikbal
Seni bekler doğru yol yavrucuğum
Zevki, eğlenceyi, her ihtiyacı
onda ara onda bul yavrucuğum
Çıkma doğru yoldan dünyalık için
Helal kazan bol olmazsa dar geçin
Haramdan, zulümden, küfürden kaçın
Allah'a ol dürüst kul yavrucuğum
Yüksek bir milletin soyundansın sen
Çalış yavrum çalış her güçlüğü yen
İlim irfan Milli kültürünü öğren
Öğrende her şeyi bil yavrucuğum
Olma tembel, asi, sarhoş, serseri
Dinimizde yoktur bunların yeri
Kendine örnek tut hep iyileri
Kötülerden ibret al yavrucuğum
İstersen Çin'e git istersen Şam'a
Kafacığın yad efkara bağlama
Yabancının tekniğini al ama
Türklüğüne bağlı kal yavrucuğum
Çıkar şu yurdunun birini bine
Denk olsun her şeyin düşmanınkine
Asıl milletine yüce dinine
Vatanına sahip ol yavrucuğum
Selahaddin Kara
Oltu Müftüsü
21.04.1973 saat:08.45
(Diyanet gazetesinde çıktı ve Diyanet Takvimine geçti.)
Seni bekler doğru yol yavrucuğum
Zevki, eğlenceyi, her ihtiyacı
onda ara onda bul yavrucuğum
Çıkma doğru yoldan dünyalık için
Helal kazan bol olmazsa dar geçin
Haramdan, zulümden, küfürden kaçın
Allah'a ol dürüst kul yavrucuğum
Yüksek bir milletin soyundansın sen
Çalış yavrum çalış her güçlüğü yen
İlim irfan Milli kültürünü öğren
Öğrende her şeyi bil yavrucuğum
Olma tembel, asi, sarhoş, serseri
Dinimizde yoktur bunların yeri
Kendine örnek tut hep iyileri
Kötülerden ibret al yavrucuğum
İstersen Çin'e git istersen Şam'a
Kafacığın yad efkara bağlama
Yabancının tekniğini al ama
Türklüğüne bağlı kal yavrucuğum
Çıkar şu yurdunun birini bine
Denk olsun her şeyin düşmanınkine
Asıl milletine yüce dinine
Vatanına sahip ol yavrucuğum
Selahaddin Kara
Oltu Müftüsü
21.04.1973 saat:08.45
(Diyanet gazetesinde çıktı ve Diyanet Takvimine geçti.)
OLTU
Güzel Oltu, şirin Oltu, şen Oltu,
Baştan başa bir tarihsin sen Oltu
Milattan asırlar önce kuruldun
Yıkıldın, yapıldın hayli yoruldun
Elden ele geçtin bilmem kaç defa
Harple darple çektin bir hayli cefa
Yıllarca döğüştü küfürle iman
Harp meydanı oldun epey bir zaman
26 Mart 1970 / OLTU
Selahaddin KARA
Baştan başa bir tarihsin sen Oltu
Milattan asırlar önce kuruldun
Yıkıldın, yapıldın hayli yoruldun
Elden ele geçtin bilmem kaç defa
Harple darple çektin bir hayli cefa
Yıllarca döğüştü küfürle iman
Harp meydanı oldun epey bir zaman
26 Mart 1970 / OLTU
Selahaddin KARA
KAHRAMAN OLTU
1.
Tarihte destanın yazıların var
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
Toprakta şehidin gazilerin var
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
2.
Toprağının her zerresi her yanı
Ninemin göz yaşı, dedemin kanı
Bu sebepten çok severim ben seni
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
3.
Ellidört yıl evvel böyle bir gündü
Düşmana kıyamet bize düğündü
Düşmanlar kahroldu, dostlar öğündü
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
4.
Erzurum'un intikamı Oltu'da
Alındı muzaffer eyledi Hüda
Ermeniyi pres yaptı kuyudA
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
5.
Şehitlerin kabirleri nur olsun
Sana yan bakacak gözler kör olsun
İnsanların sonsuza dek hür olsun
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
Selahaddin KARA
25 Mart 1970 OLTU
Tarihte destanın yazıların var
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
Toprakta şehidin gazilerin var
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
2.
Toprağının her zerresi her yanı
Ninemin göz yaşı, dedemin kanı
Bu sebepten çok severim ben seni
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
3.
Ellidört yıl evvel böyle bir gündü
Düşmana kıyamet bize düğündü
Düşmanlar kahroldu, dostlar öğündü
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
4.
Erzurum'un intikamı Oltu'da
Alındı muzaffer eyledi Hüda
Ermeniyi pres yaptı kuyudA
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
5.
Şehitlerin kabirleri nur olsun
Sana yan bakacak gözler kör olsun
İnsanların sonsuza dek hür olsun
Kahraman Oltu Kahraman Oltu
Selahaddin KARA
25 Mart 1970 OLTU
BALIKÇI
Atarım oltayı mavi sulara
Beklerim avımı derinliklerde
Geldikçe bir balık atarım nara
Sazanlar, arılar, ilaç her derde
Irmak duru duru, kıyı yemyeşil
Kuşlar ağaçlardan okur binbir dil
Takıldı oltama sanki koca fil
Sandım ılganuzdur, çektim ki nerde?
Alabalık, minek bir hayli yedik
Bir yaz boyu ırmaktan vaz gelmedik
Gitmesin şu mevsim gitmesin dedik
Fakat geçti mevsim kapandı perde
25.03 1965
Selahaddin KARA
Beklerim avımı derinliklerde
Geldikçe bir balık atarım nara
Sazanlar, arılar, ilaç her derde
Irmak duru duru, kıyı yemyeşil
Kuşlar ağaçlardan okur binbir dil
Takıldı oltama sanki koca fil
Sandım ılganuzdur, çektim ki nerde?
Alabalık, minek bir hayli yedik
Bir yaz boyu ırmaktan vaz gelmedik
Gitmesin şu mevsim gitmesin dedik
Fakat geçti mevsim kapandı perde
25.03 1965
Selahaddin KARA
(ARAPÇA OLDUĞU İÇİN OKUYAMADIM)
Kırk yıllık bir karanlık erişti gündüzüne
Bindokuzyüz onsekiz yirmibeş mart günü
Doğdu zafer güneşi Oltu'muzun yüzüne
Bindokuzyüz onsekiz yirmibeş mart günü
Kırk yıl ağlayan Oltu bugün erdi sevince
Bağrında ordusunu, bayrağını görünce
Kurtuldu düşmanından tam (48) yıl önce
Bin dokuzyüzonsekiz yirmibeş mart günü
Kabaran bir sel gibi o gün sildi süpürdü
Kahraman Türk düşmandan temizledi bu yurdu
Düşmanı sürüsünü hudutlarından sürdü
Bin dokuzyüzonsekiz yirmibeş mart günü
En büyük bayramımız toyumuz düğünümüz
Ancak bugündür bizim en şerefli günümüz
Geçmişlere gömüldü çok acıklı dünümüz
Bin dokuzyüzonsekiz yirmibeş mart günü
24.03.1965
Selahaddin Kara
Bindokuzyüz onsekiz yirmibeş mart günü
Doğdu zafer güneşi Oltu'muzun yüzüne
Bindokuzyüz onsekiz yirmibeş mart günü
Kırk yıl ağlayan Oltu bugün erdi sevince
Bağrında ordusunu, bayrağını görünce
Kurtuldu düşmanından tam (48) yıl önce
Bin dokuzyüzonsekiz yirmibeş mart günü
Kabaran bir sel gibi o gün sildi süpürdü
Kahraman Türk düşmandan temizledi bu yurdu
Düşmanı sürüsünü hudutlarından sürdü
Bin dokuzyüzonsekiz yirmibeş mart günü
En büyük bayramımız toyumuz düğünümüz
Ancak bugündür bizim en şerefli günümüz
Geçmişlere gömüldü çok acıklı dünümüz
Bin dokuzyüzonsekiz yirmibeş mart günü
24.03.1965
Selahaddin Kara
Bilmece
Hangi abdest uzvunu
Sadece yıkamak yetmez
Abdestsizlik mesh ile
Teyemmümle de gitmez.
Cevap:
Mesti çıkan veya su dolmakla ıslanan ayak...
Sadece yıkamak yetmez
Abdestsizlik mesh ile
Teyemmümle de gitmez.
Cevap:
Mesti çıkan veya su dolmakla ıslanan ayak...
Bilmece 22
Zamanlarla sınırlı
Abdesti beyan eyle
Tahareti nakzeden
Taharet nedir söyle?
Cevap:
1. Özürlü kimse ile mest üzerine mesheden kimsenin abdesti
2. Daimi özürden temizlenmek ki özür abdestini bozar
Abdesti beyan eyle
Tahareti nakzeden
Taharet nedir söyle?
Cevap:
1. Özürlü kimse ile mest üzerine mesheden kimsenin abdesti
2. Daimi özürden temizlenmek ki özür abdestini bozar
Bilmece 21
Bir bilmece daha var
Hangi iş, hangi alet
Abdestte yıkamaya
Bazen eyler vekalet
Cevap:
Mest üzerine mest etmek
Not:Müftü amca aynı numaralı iki bilmece yazmış...
Hangi iş, hangi alet
Abdestte yıkamaya
Bazen eyler vekalet
Cevap:
Mest üzerine mest etmek
Not:Müftü amca aynı numaralı iki bilmece yazmış...
Bilmece 21
Hanefi'de farzı üç
Şafii'de ikidir
Maliki'de beş iken,
Hanbeli'de sade bir
Cevap:
Gusl'un farzı
Şafii'de ikidir
Maliki'de beş iken,
Hanbeli'de sade bir
Cevap:
Gusl'un farzı
Bilmece 20
Ne tenden birşey çıktı
Ne uyudu, ne güldü
Böyle birini gördüm,
Ki abdesti bozuldu
Cevap:
Bayıldı, çıldırdı, sarhoş oldu
Ne uyudu, ne güldü
Böyle birini gördüm,
Ki abdesti bozuldu
Cevap:
Bayıldı, çıldırdı, sarhoş oldu
bilmece 19
Bir abdest ve gusulda
Bakalım hangisi bil
Fiili sünnetleri
İşlemek caiz değil
Cevap:
Namaz vakti daraldığı vakit alınan abdest ve yapılan gusul.
Bakalım hangisi bil
Fiili sünnetleri
İşlemek caiz değil
Cevap:
Namaz vakti daraldığı vakit alınan abdest ve yapılan gusul.
bilmece 6
Bir sudan eyle bahis
Ki: şer'an temiz, tıbben pis
Cevap:
İçinde mikrop veya zehir bulunan mutlak su
Ki: şer'an temiz, tıbben pis
Cevap:
İçinde mikrop veya zehir bulunan mutlak su
bilmece 5
Bir su ile aldığın
Abdestinden ver haber
Ki onunla lazımdır
Teyemmüm de beraber.
Cevap:
ehli eşek ve ondan doğan katırın artıkladığı su
Abdestinden ver haber
Ki onunla lazımdır
Teyemmüm de beraber.
Cevap:
ehli eşek ve ondan doğan katırın artıkladığı su
28 Şubat 2009 Cumartesi
MİRAC
Küfrün, cehlin, gafletin yıkardık nicesini
O getirdi dünyaya dinlerin yücesini,
Ondört asır evvelin karanlık gecesini,
Unutma aydınlığa çıkaran hareketi
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti.
Allah'ın sevgilisi en yüce peygamberdi
En yüce makamlara o yükseldi, o erdi
Ta devri saadet'ten insanlığa o erdi.
Bu feza devri için ilk büyük işareti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti.
Baştan başa şu dünya cehlile kaplı iken
O oldu ilim irfan tohumunu ilk eken
Sen yaparsın ihmallik sen olursun yan çeken
O hak rehberinin nerde kaldı sünneti
Ey Miraca yükselen peygamberin ümmeti
O getirdi hak katından bir davet
Ey müminler o davete demedik mi biz evet
Öyle ise hak yolda olalım kenet kenet
Bulalım şefaati saadeti cenneti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti
25 ağustos 1973
OLTU / ERZURUM
O getirdi dünyaya dinlerin yücesini,
Ondört asır evvelin karanlık gecesini,
Unutma aydınlığa çıkaran hareketi
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti.
Allah'ın sevgilisi en yüce peygamberdi
En yüce makamlara o yükseldi, o erdi
Ta devri saadet'ten insanlığa o erdi.
Bu feza devri için ilk büyük işareti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti.
Baştan başa şu dünya cehlile kaplı iken
O oldu ilim irfan tohumunu ilk eken
Sen yaparsın ihmallik sen olursun yan çeken
O hak rehberinin nerde kaldı sünneti
Ey Miraca yükselen peygamberin ümmeti
O getirdi hak katından bir davet
Ey müminler o davete demedik mi biz evet
Öyle ise hak yolda olalım kenet kenet
Bulalım şefaati saadeti cenneti
Ey miraca yükselen peygamberin ümmeti
25 ağustos 1973
OLTU / ERZURUM
cumhurbaşkanım...
Cumhurbaşkanım "Özal"a..
muhalifler tutarken taşa cumhurbaşkanım,
sizi allah getirdi başa cumhurbaşkanım,
çıkardı zatınızı onların tepesine,
kıldı sizi onlara paşa cumhurbaşkanım.
çünkü siz Allah için bu fukara milleti
erdirdiniz ekmeğe, aşa cumhurbaşkanım,
siyaset meydanının nice pehlivanını,
ne güzel getirdiniz tuşa cumhurbaşkanım,
çünkü Allah kendine bağlanan kullarını,
asla mahçup bırakmaz haşa cumhurbaşkanım
çünkü bu aziz millet artık gördü gerçeği,
çırpınanlar çırpınsın boşa cumhurbaşkanım,
karahocagil der ki: kutlarım sizi candan,
o makamda bin yaşa, yaşa cumhurbaşkanım.
Nürnberg - W. Almanya
Selahaddin KARAHOCAGİL
muhalifler tutarken taşa cumhurbaşkanım,
sizi allah getirdi başa cumhurbaşkanım,
çıkardı zatınızı onların tepesine,
kıldı sizi onlara paşa cumhurbaşkanım.
çünkü siz Allah için bu fukara milleti
erdirdiniz ekmeğe, aşa cumhurbaşkanım,
siyaset meydanının nice pehlivanını,
ne güzel getirdiniz tuşa cumhurbaşkanım,
çünkü Allah kendine bağlanan kullarını,
asla mahçup bırakmaz haşa cumhurbaşkanım
çünkü bu aziz millet artık gördü gerçeği,
çırpınanlar çırpınsın boşa cumhurbaşkanım,
karahocagil der ki: kutlarım sizi candan,
o makamda bin yaşa, yaşa cumhurbaşkanım.
Nürnberg - W. Almanya
Selahaddin KARAHOCAGİL
Yeşil Adam Kıbrısım
Yeşil adam, yavru yurdum, Kıbrısım,
Toprağın toprağımdır, suyun suyumdur benim
Vermem seni ölmeden ellere kısım kısım,
Tarihin tarihim çünkü soyun soyumdur benim,
Seni kurmuş ecdadım, sende yaşamış ırkım,
Kanıyla yumuş seni, sende var evim, barkım,
Sen Türk'ün malı iken kimden olacak korkum,
Şehirlerin şehirim, köyün köyümdür benim,
Ordulara bedeldir Türk'ün bir tek alayı,
Ona bir dokunanlar bulurlar bin belayı
Seni rumlara verip darıltamam Lala'yı
Ben tarihte ünlüyüm, yenmek huyumdur benim.
1976 Oltu
Selahaddin KARAHOCAGİL
Toprağın toprağımdır, suyun suyumdur benim
Vermem seni ölmeden ellere kısım kısım,
Tarihin tarihim çünkü soyun soyumdur benim,
Seni kurmuş ecdadım, sende yaşamış ırkım,
Kanıyla yumuş seni, sende var evim, barkım,
Sen Türk'ün malı iken kimden olacak korkum,
Şehirlerin şehirim, köyün köyümdür benim,
Ordulara bedeldir Türk'ün bir tek alayı,
Ona bir dokunanlar bulurlar bin belayı
Seni rumlara verip darıltamam Lala'yı
Ben tarihte ünlüyüm, yenmek huyumdur benim.
1976 Oltu
Selahaddin KARAHOCAGİL
Kahraman Türk Ordusuna
Peygamberin övdüğü Fathlerin torunu,
Hatırlattın dününü kahraman Türk ordusu
Taşırsın Fatihlerin kanını, gururunu,
Yücelttin Türk ününü kahraman Türk ordusu
akınlarınla tarih döndü bir daha geri,
Yıldırımlar indirdin, yerinden sarstın yeri,
Kurtardın soydaşını, kahrettin kahpeleri
Kutlarım bugününü kahraman Türk ordusu.
Göklerden akınların gürledi derin derin,
Seyretti bu akını akıncı dedelerin,
Hep müsterih olarak kutladılar zaferin
Her iki öğününü kahraman Türk ordusu
Çanakkale, Varna'yı, Kosova'yı Prüdü;
Hatırlatan haçlılar dalgalarla yürüdü,
Sen bir kaya kesildin, çarpıp çarpıp eridi,
Erittin bütününü kahraman Türk ordusu
Efendice kurtardın, korudun yavru yurdu,
Sayende herkes bildi nice kuzuyu kurdu
Sen öyle bir selsin ki, dünyada hiçbir ordu
Kapatamaz önünü kahraman Türk ordusu.
16.8.1974 Oltu
Selahaddin Karahocagil
Hatırlattın dününü kahraman Türk ordusu
Taşırsın Fatihlerin kanını, gururunu,
Yücelttin Türk ününü kahraman Türk ordusu
akınlarınla tarih döndü bir daha geri,
Yıldırımlar indirdin, yerinden sarstın yeri,
Kurtardın soydaşını, kahrettin kahpeleri
Kutlarım bugününü kahraman Türk ordusu.
Göklerden akınların gürledi derin derin,
Seyretti bu akını akıncı dedelerin,
Hep müsterih olarak kutladılar zaferin
Her iki öğününü kahraman Türk ordusu
Çanakkale, Varna'yı, Kosova'yı Prüdü;
Hatırlatan haçlılar dalgalarla yürüdü,
Sen bir kaya kesildin, çarpıp çarpıp eridi,
Erittin bütününü kahraman Türk ordusu
Efendice kurtardın, korudun yavru yurdu,
Sayende herkes bildi nice kuzuyu kurdu
Sen öyle bir selsin ki, dünyada hiçbir ordu
Kapatamaz önünü kahraman Türk ordusu.
16.8.1974 Oltu
Selahaddin Karahocagil
Kahraman Orduya
Bu vatan senindir mahşere değin
Bu kadar kahraman bir ordun varken
Tasası, telaşı yok geleceğin
Bu kadar kahraman bir ordun varken
Ayısı karışsın vardın kurduna
Bütün dünya düşman olsun yurduna
İnan ey milletim güven orduna
Bu kadar kahraman bir ordun varken
İster yıldırımlar yağsın göklerden
İsterse volkanlar fışkırsın yerden
Korkma kıyametler kopsa da birden
Bu kadar kahraman bir ordun varken
Tarihi döndürüp ters akıtsalar,
Yine dünya düşmanlara olur dar,
Gelir malazgirtler, Anafartalar,
Bu kadar kahraman bir ordan varken,
24.11.1980 Pazartesi, ERZURUM
Erzurum yolunda taksinin içinde yazılarak 3. ordu komutanı Selahaddin Demircioğlu'na verilmiştir.
Selahaddin KARAHOCAGİL
Bu kadar kahraman bir ordun varken
Tasası, telaşı yok geleceğin
Bu kadar kahraman bir ordun varken
Ayısı karışsın vardın kurduna
Bütün dünya düşman olsun yurduna
İnan ey milletim güven orduna
Bu kadar kahraman bir ordun varken
İster yıldırımlar yağsın göklerden
İsterse volkanlar fışkırsın yerden
Korkma kıyametler kopsa da birden
Bu kadar kahraman bir ordun varken
Tarihi döndürüp ters akıtsalar,
Yine dünya düşmanlara olur dar,
Gelir malazgirtler, Anafartalar,
Bu kadar kahraman bir ordan varken,
24.11.1980 Pazartesi, ERZURUM
Erzurum yolunda taksinin içinde yazılarak 3. ordu komutanı Selahaddin Demircioğlu'na verilmiştir.
Selahaddin KARAHOCAGİL
Ne Mutlu
ayların sultanı geldi gidiyor,
onu memnun edenlere ne mutlu,
bu feyizli gecelerden, günlerden;
nasibini alanlara ne mutlu.
mağfiret bu ayda, rahmet bu ayda,
rahmete erenler geçerler kayda,
ehli gaflet bilmiyorsa ne fayda,
kıymetini bilenlere ne mutlu.
geceler boyunca ta sabah ile,
aşıklar iniler ah'u vah ile,
şevk'i Resul ile, aşkullah ile,
gönülleri dolanlara ne mutlu.
Allah kulun, peygamberde ümmetin,
yapanlardan seçer farzın, sünnetin,
işte kapıları açık cennetin
ona dahil olanlara ne mutlu.
gördükçe: camiler dolup taşıyor
bu fakircik salahide coşuyor.
bütün herkes mescitlere koşuyor;
bayram sonu kalanlara ne mutlu
20.9.1973 Oltu
Selahaddin Kara
onu memnun edenlere ne mutlu,
bu feyizli gecelerden, günlerden;
nasibini alanlara ne mutlu.
mağfiret bu ayda, rahmet bu ayda,
rahmete erenler geçerler kayda,
ehli gaflet bilmiyorsa ne fayda,
kıymetini bilenlere ne mutlu.
geceler boyunca ta sabah ile,
aşıklar iniler ah'u vah ile,
şevk'i Resul ile, aşkullah ile,
gönülleri dolanlara ne mutlu.
Allah kulun, peygamberde ümmetin,
yapanlardan seçer farzın, sünnetin,
işte kapıları açık cennetin
ona dahil olanlara ne mutlu.
gördükçe: camiler dolup taşıyor
bu fakircik salahide coşuyor.
bütün herkes mescitlere koşuyor;
bayram sonu kalanlara ne mutlu
20.9.1973 Oltu
Selahaddin Kara
SENİN YERİN SELAMETTİR SELAMET
Ey din iman seven mümin müslüman,
Senin yerin selamettir selamet,
Başka bir mekanda kaybetme zaman,
Senin yerin selamettir selamet...
Bu bir parti değil, din davasıdır,
büyük Türkiye'nin son duasıdır,
Gerçek kurtuluşun öz kavgasıdır,
Senin yerin selamettir selamet,
Düşmanlardan gelme hiçbir tür düzen,
Kurtarmaz yurdunu iyi bil ki sen,
Medet umma artık hiçbir partiden
senin yerin selamettir selamet
Vazgeç attan, kurttan,ayıdan, oktan
Bunların modası geçmiştir çoktan,
Kıymetli oyunu zayetme yoktan,
Senin yerin selamettir selamet,
Münafıktan, fasıktan, sapıktan vazgeç,
Ey mümin başına müminleri seç,
Düşünür gerçeği anlarsan er geç,
Senin yerin selamettir selamet,
Bunca ithal malı şartlanmış kafa,
Vatandaşım sana verir mi safa,
Kanma artık kanma başka bir lafa,
Senin yerin selamettir selamet.
1975 Oltu
Selahaddin KARAHOCAGİL
Senin yerin selamettir selamet,
Başka bir mekanda kaybetme zaman,
Senin yerin selamettir selamet...
Bu bir parti değil, din davasıdır,
büyük Türkiye'nin son duasıdır,
Gerçek kurtuluşun öz kavgasıdır,
Senin yerin selamettir selamet,
Düşmanlardan gelme hiçbir tür düzen,
Kurtarmaz yurdunu iyi bil ki sen,
Medet umma artık hiçbir partiden
senin yerin selamettir selamet
Vazgeç attan, kurttan,ayıdan, oktan
Bunların modası geçmiştir çoktan,
Kıymetli oyunu zayetme yoktan,
Senin yerin selamettir selamet,
Münafıktan, fasıktan, sapıktan vazgeç,
Ey mümin başına müminleri seç,
Düşünür gerçeği anlarsan er geç,
Senin yerin selamettir selamet,
Bunca ithal malı şartlanmış kafa,
Vatandaşım sana verir mi safa,
Kanma artık kanma başka bir lafa,
Senin yerin selamettir selamet.
1975 Oltu
Selahaddin KARAHOCAGİL
ŞEHR'i RAMAZAN
Safa geldin ey şehre Ramazan
Mahzun gönüllere huzur getirdin
Sende nazil oldu Hazreti Kur'an,
Karanlık bir cihana nur getirdin
Bizi zikre ibadete erdirdin
Feyz verdin, hasenata erdirdin,
Hakk'a uygun bir hayata erdirdin,
Bize siyam, iftar, sahur getirdin
Evvelin rahmettir Rahman Rahimden
Ahirın berattır nar'i cehimden
Kapılar açtırdın dar'ı naimden
Rahmet; nimet, afvi Gafur getirdin.
Aşkullahu şevkullahu bildirdin
Ruhları dirilttin, nefsi öldürdün
Müminlerin yüzlerini güldürdün
Mesrur ettin, bize sürur getirdin
15.7.1981 (18 Ramazan 1401)
S. Karahocagil
Mahzun gönüllere huzur getirdin
Sende nazil oldu Hazreti Kur'an,
Karanlık bir cihana nur getirdin
Bizi zikre ibadete erdirdin
Feyz verdin, hasenata erdirdin,
Hakk'a uygun bir hayata erdirdin,
Bize siyam, iftar, sahur getirdin
Evvelin rahmettir Rahman Rahimden
Ahirın berattır nar'i cehimden
Kapılar açtırdın dar'ı naimden
Rahmet; nimet, afvi Gafur getirdin.
Aşkullahu şevkullahu bildirdin
Ruhları dirilttin, nefsi öldürdün
Müminlerin yüzlerini güldürdün
Mesrur ettin, bize sürur getirdin
15.7.1981 (18 Ramazan 1401)
S. Karahocagil
Yetimin Bayramı
Bükülmüş bir boyun, melül bir çehre,
akıyor gözlerden yaş nemli nemli,
Bize göre neşe dolu bu çevre,
Ona göre her şey yaslı, matemli
Kimsesi yok okşayacak başını,
Kimsesi yok dindirecek yaşını,
Şen gördükçe akranını eşini,
Ta ciğerden alevlenir elemli.
Ne acıklı çıplak vücud, aç karın;
Bahtsız kamet hilallaşmış pek narin
Kalmış ancak ümidine ağyarın
Herkes gülüp oynukerken o gamlı.
İşte bunu gören göze ne mutlu,
Veren ele gülen yüze ne mutlu,
Dertlerini soran söze ne mutlu,
Şu bayramda işte budur önemli.
27.10.1972 Oltu
Selahaddin Kara
akıyor gözlerden yaş nemli nemli,
Bize göre neşe dolu bu çevre,
Ona göre her şey yaslı, matemli
Kimsesi yok okşayacak başını,
Kimsesi yok dindirecek yaşını,
Şen gördükçe akranını eşini,
Ta ciğerden alevlenir elemli.
Ne acıklı çıplak vücud, aç karın;
Bahtsız kamet hilallaşmış pek narin
Kalmış ancak ümidine ağyarın
Herkes gülüp oynukerken o gamlı.
İşte bunu gören göze ne mutlu,
Veren ele gülen yüze ne mutlu,
Dertlerini soran söze ne mutlu,
Şu bayramda işte budur önemli.
27.10.1972 Oltu
Selahaddin Kara
Aç Gözünü
Yum gözünü şu dünyada, aç gözünü ey peder,
Fark edebildin mi, nasıl şu dünya gelir-gider?
Sen bu denli fani için, ömrünü etme heder!
Bir lahzada nice binler uryan gelir-gider.
Hayatın Tab'ı budur, gülenler hep az güler,
Bu dünyaya gelen herkes, giryan gelir-gider.
Fırtınalı bu hayatın, rüzgarına inanma,
Bir gününde bin cihetten, cereyan gelir-gider,
Hiç kimseler bulmadı, dünynın vefasını,
Ta ezelden beri vefa, arayan gelir-gider.
Bu dünyayı dünya yapan kaç rical'ı muteber,
Vatanıma, milletime yarayan gelir-gider.
Eser bırakanların, kapanmaz defterleri,
Eder hayrı, hayratı, deveran gelir-gider...
Aklı tamam insanlara va'z için ölüm yeter,
Başka va'za ihtiyaç yok,türeyen gelir-gider...
1982- Rize
Selahaddin KARAHOCAGİL
Fark edebildin mi, nasıl şu dünya gelir-gider?
Sen bu denli fani için, ömrünü etme heder!
Bir lahzada nice binler uryan gelir-gider.
Hayatın Tab'ı budur, gülenler hep az güler,
Bu dünyaya gelen herkes, giryan gelir-gider.
Fırtınalı bu hayatın, rüzgarına inanma,
Bir gününde bin cihetten, cereyan gelir-gider,
Hiç kimseler bulmadı, dünynın vefasını,
Ta ezelden beri vefa, arayan gelir-gider.
Bu dünyayı dünya yapan kaç rical'ı muteber,
Vatanıma, milletime yarayan gelir-gider.
Eser bırakanların, kapanmaz defterleri,
Eder hayrı, hayratı, deveran gelir-gider...
Aklı tamam insanlara va'z için ölüm yeter,
Başka va'za ihtiyaç yok,türeyen gelir-gider...
1982- Rize
Selahaddin KARAHOCAGİL
20 Şubat 2009 Cuma
Bilmece:8
Hangi kuyudur o ki,
Ondan bir kova suyu
Çıkarıp da atınca
Temiz olur o kuyu
Cevap:
(cevaplanmamış)
Ondan bir kova suyu
Çıkarıp da atınca
Temiz olur o kuyu
Cevap:
(cevaplanmamış)
Bilmece:7
Bir cünübün kuyuya,
Dalması etmedi pis
Bir başkası dalınca
Bütün su oldu necis
cevap:
(cevaplanmamış)
Dalması etmedi pis
Bir başkası dalınca
Bütün su oldu necis
cevap:
(cevaplanmamış)
Bilmece:4
Şer'an,tıbbem temiz bir su,
Abdest alınması memnu
Cevap:
Tuzla suyu, petrol ve emsali...
Bunlar şer'an ve tıbben temiz olmasına rağmen su sayılmadıklarından onlarla abdest ve gusul caiz değildir. Dürer'de Tuzla suyu:Tuzun erimesinden meydana gelen su ve tuz karışık olan su olmak üzere ikiye ayrılır. ikincisi ile abdest alınması caiz görülürse de İbn'i-Abidin her iki cins suyun yazın donmak, kışınerimek gibi özelliklerle mutlak sudan ayrılması sebebiyle abdeste, taharete elverişli olmadığını kaybeder. (Bak: Reddül-Muhtar: C.1 S. 121)
S. KARA
Abdest alınması memnu
Cevap:
Tuzla suyu, petrol ve emsali...
Bunlar şer'an ve tıbben temiz olmasına rağmen su sayılmadıklarından onlarla abdest ve gusul caiz değildir. Dürer'de Tuzla suyu:Tuzun erimesinden meydana gelen su ve tuz karışık olan su olmak üzere ikiye ayrılır. ikincisi ile abdest alınması caiz görülürse de İbn'i-Abidin her iki cins suyun yazın donmak, kışınerimek gibi özelliklerle mutlak sudan ayrılması sebebiyle abdeste, taharete elverişli olmadığını kaybeder. (Bak: Reddül-Muhtar: C.1 S. 121)
S. KARA
Bilmece:3
Tertemiz bir ırmağa
Saldım kovayı doldu
Su ve kova temizken
Dolunca murdar oldu
Cevap:
Akar su ve büyük göllerde suyun rengini, kokusunu seyyaliyetini bozmayan hayvan tersi ve benzeri pislikler suyu tıp bakımından kirletse bile; fıkıh bakımından pis yapmaz. Ancak, akıntısı olmayan küçük göllerde(alanı 100 arşın murabbaı yani 46,24 m2 den küçük göllerde) böyle pislikler bütün suyu necaset yapar.
Yukarıdaki bilmecede ırmağa salınan kovaya bir hayvan tersi giriyor, akar olan ırmağın suyunu şer'an pis etmiyen bahsedilen hayvan tersi kovanın suyunu(46,24 m2 den küçük olduğundan) pis ypıyor. (bak. Haşiyeli Multeka sahife:9; Kayıtlı Halebi'i-Sağir Sahife 68; Büyük İslam İlmihali Sahife 50)
S. KARA
Saldım kovayı doldu
Su ve kova temizken
Dolunca murdar oldu
Cevap:
Akar su ve büyük göllerde suyun rengini, kokusunu seyyaliyetini bozmayan hayvan tersi ve benzeri pislikler suyu tıp bakımından kirletse bile; fıkıh bakımından pis yapmaz. Ancak, akıntısı olmayan küçük göllerde(alanı 100 arşın murabbaı yani 46,24 m2 den küçük göllerde) böyle pislikler bütün suyu necaset yapar.
Yukarıdaki bilmecede ırmağa salınan kovaya bir hayvan tersi giriyor, akar olan ırmağın suyunu şer'an pis etmiyen bahsedilen hayvan tersi kovanın suyunu(46,24 m2 den küçük olduğundan) pis ypıyor. (bak. Haşiyeli Multeka sahife:9; Kayıtlı Halebi'i-Sağir Sahife 68; Büyük İslam İlmihali Sahife 50)
S. KARA
Bilmece :14
Abdestin bir şeyi var
Ki dinle edeyim arz
Hanefide sünnet iken
Diğer üç mezhepte farz
Cevap:
Abdeste niyyet etmek. abdestin farzları, Hanefi mezhebinde dört, Malikilere göre yedi, Şafii ve Hambeli mezheplerinde altıdır. Yüzün ve kolların dirseklerle birlikte yıkanması, başa mesh edilmesi ve ayakların topuklarla birlikte yıkanmasında (başın miktarı müstesna) dört mezhep arasında ittifak vardır. Maliki ve şafii mezhepleri niyyeti de farzlardan birisi olarak saymışlar, Hambeli mezhebinde ise niyyeti abdestin sıhhatinin şartı olarak addetmiştir.
Böylece niyyet Maliki, Şafii ve Hambeli mezheplerinde farzdır.
S.KARA
not: Müftü amca günlüklerinde iki kez "Bilmece 14" olarak isimlendirme yapmış...
Ki dinle edeyim arz
Hanefide sünnet iken
Diğer üç mezhepte farz
Cevap:
Abdeste niyyet etmek. abdestin farzları, Hanefi mezhebinde dört, Malikilere göre yedi, Şafii ve Hambeli mezheplerinde altıdır. Yüzün ve kolların dirseklerle birlikte yıkanması, başa mesh edilmesi ve ayakların topuklarla birlikte yıkanmasında (başın miktarı müstesna) dört mezhep arasında ittifak vardır. Maliki ve şafii mezhepleri niyyeti de farzlardan birisi olarak saymışlar, Hambeli mezhebinde ise niyyeti abdestin sıhhatinin şartı olarak addetmiştir.
Böylece niyyet Maliki, Şafii ve Hambeli mezheplerinde farzdır.
S.KARA
not: Müftü amca günlüklerinde iki kez "Bilmece 14" olarak isimlendirme yapmış...
Bilmece 14:
O nasıl abdesttir ki
Görenler gusul sanır?
O hangi uzvumuz ki,
Altı kere yıkanır?
Cevap:
Abdest: Hanbeli abdesti
Uzuv: Eller
S.KARA
Görenler gusul sanır?
O hangi uzvumuz ki,
Altı kere yıkanır?
Cevap:
Abdest: Hanbeli abdesti
Uzuv: Eller
S.KARA
Bilmece:13
Bir uzvumuz abdestte
Söyle ey ehli namaz
Bir zaman yıkanırken
Sonra neden yıkanmaz
Cevap:
Çene
S. KARA
Söyle ey ehli namaz
Bir zaman yıkanırken
Sonra neden yıkanmaz
Cevap:
Çene
S. KARA
Bilmece 18
Hangi adamın teri
Yeterki olsun nem,
Üst başın pis eder
Abdestini bozar hem
Cevap:
Rakı, şarap ve emsali sarhoşluk veren maddeleri içen kimseden çıkan ter tıpkı kan gibi murdar olduğundan varsa hem abdestini bozar hem de bulaştığı elbisesini murdar eder. O elbise yıkanmadıkça onunla namaz kılmak caiz olmaz.(İbn'ul Abidin)
Bu bilmece merhum Mehmet Zihni Efendi'nin Elfaz'ı- Fıkhıyye adlı eserinde 13. mesele olarak şöyle ilgaz edilmiştir.
"Hangi adamın teri abdestini bozar ve libasını murdar eder?"
Fıkıh kitaplarında (nevakız'ul-vuzu) başlığı ile kaydolunan abdesti bozan şeyler muhtelif kitaplarda muhtelif sayılarla zikr olunmakta ise de Nur'ul-izah ve onun şerhi olan Tahtavide 12 olarak beyan olunmaktadır.
S. KARA
Yeterki olsun nem,
Üst başın pis eder
Abdestini bozar hem
Cevap:
Rakı, şarap ve emsali sarhoşluk veren maddeleri içen kimseden çıkan ter tıpkı kan gibi murdar olduğundan varsa hem abdestini bozar hem de bulaştığı elbisesini murdar eder. O elbise yıkanmadıkça onunla namaz kılmak caiz olmaz.(İbn'ul Abidin)
Bu bilmece merhum Mehmet Zihni Efendi'nin Elfaz'ı- Fıkhıyye adlı eserinde 13. mesele olarak şöyle ilgaz edilmiştir.
"Hangi adamın teri abdestini bozar ve libasını murdar eder?"
Fıkıh kitaplarında (nevakız'ul-vuzu) başlığı ile kaydolunan abdesti bozan şeyler muhtelif kitaplarda muhtelif sayılarla zikr olunmakta ise de Nur'ul-izah ve onun şerhi olan Tahtavide 12 olarak beyan olunmaktadır.
S. KARA
Bilmece 17
O hangi ibadet ki
Yapılmaz her mahalde
Erkeğe bir halde fazr
Kadınlara üç halde
Cevap:
Çünkü gusul erkeklere sadece cünüp oldukları( Cinsi münasebet, ihtilam veya istimna gibi sebeplerden biriyle cünüp oldukları zaman), Kadınlara cenabet, hayız(aybaşı)ve nifas(doğum) hallerinin sonunda farz olur.
Selahaddin Kara
Yapılmaz her mahalde
Erkeğe bir halde fazr
Kadınlara üç halde
Cevap:
Çünkü gusul erkeklere sadece cünüp oldukları( Cinsi münasebet, ihtilam veya istimna gibi sebeplerden biriyle cünüp oldukları zaman), Kadınlara cenabet, hayız(aybaşı)ve nifas(doğum) hallerinin sonunda farz olur.
Selahaddin Kara
Bilmece 16
Öyle bir hal geçirdim ki
Söyle bakalım noldu?
Abdest almadan abdest
Gusletmeden gusl oldu.
Cevap:
Bu soruyu soran kişiye:" Ya ırmağa düştünüz, ya da yağmura tutularak vücudunuz da kuru yer kalmayacak şekilde ıslandınız" diye biliriz. Çünkü gusletmesi gerekli bir kişi, ırmağa düşmek veya yağmura tutulmak suretiyle cesedinde kuruyer kalmamak üzere tamamen ıslanırsa Hanefi mezhebinde mazmaza ve iştinşak farzlarını da tamamlamak şartı ile guslü ve abdesti tamam olur.
S.KARA
Söyle bakalım noldu?
Abdest almadan abdest
Gusletmeden gusl oldu.
Cevap:
Bu soruyu soran kişiye:" Ya ırmağa düştünüz, ya da yağmura tutularak vücudunuz da kuru yer kalmayacak şekilde ıslandınız" diye biliriz. Çünkü gusletmesi gerekli bir kişi, ırmağa düşmek veya yağmura tutulmak suretiyle cesedinde kuruyer kalmamak üzere tamamen ıslanırsa Hanefi mezhebinde mazmaza ve iştinşak farzlarını da tamamlamak şartı ile guslü ve abdesti tamam olur.
S.KARA
Bilmece:15
Hangi iki uzvumuz?
Bu sözüme dikkat et!
Gusulda yıkamak farz,
Abdestte oldu sünnet
Cevap:
Hanefi mezhebinde mazmaza(ağzın içini yıkamak) istinşak (buruna su çekmek) abdestte sünnet, gusulda farzdır. Ağzın hududu dudak kapatıldığında kapanan noktalardan, burun içi hududu ise burun içinin dışarı ile birleştiği noktalardan başlar.
Hanbeli mezbehinde ağız ve burun içi yüzden sayılır. Abdestte ve gusulde yıkanması farzdır.
Maliki ve Şafi mezheblerinde abdestte de gusulde de ağız ve burun içini yıkamak sünnettir.
S. Kara
Bu sözüme dikkat et!
Gusulda yıkamak farz,
Abdestte oldu sünnet
Cevap:
Hanefi mezhebinde mazmaza(ağzın içini yıkamak) istinşak (buruna su çekmek) abdestte sünnet, gusulda farzdır. Ağzın hududu dudak kapatıldığında kapanan noktalardan, burun içi hududu ise burun içinin dışarı ile birleştiği noktalardan başlar.
Hanbeli mezbehinde ağız ve burun içi yüzden sayılır. Abdestte ve gusulde yıkanması farzdır.
Maliki ve Şafi mezheblerinde abdestte de gusulde de ağız ve burun içini yıkamak sünnettir.
S. Kara
18 Şubat 2009 Çarşamba
ÜLKENİN BAŞBELASI
Herşeye hep tersten bakıp,
Söylüyorsun yalanı,
Sen ne kadar zalimmişsin,
Allah versin belanı!
Senfoniye "çağdaş" dedin,
Sırp mı yoksa senin ceddin?
Biliyoruz tertipledin
Bütün onca olanı
Orduyu çekip ileri,
Onu yaptın yeniçeri,
Tekmeledin temizleri,
Kucakladın çalanı
Ters dönüp halk isteğine,
Başladın hak kösteğine,
Dinsizleri desteğine
Alıp kaptın alanı.
Öz halkını hep dışladın
Suç uydurttun ve fişledin
Bozukları alkışladın
Yaptın şeref talanı...
Türk hanımı yüzde yetmiş
Bu örtüyle gelmiş-gitmiş
Başörtü rejime netmiş?
Nasıl kurdun bu pilanı?
Ninemin başörtüsüne,
Pis elini sürdün yine,
Bilirim düşmansın dine,
Yine kırdın palanı...
Selahaddin Karahocagil
(tarih belirtilmemiş)
Söylüyorsun yalanı,
Sen ne kadar zalimmişsin,
Allah versin belanı!
Senfoniye "çağdaş" dedin,
Sırp mı yoksa senin ceddin?
Biliyoruz tertipledin
Bütün onca olanı
Orduyu çekip ileri,
Onu yaptın yeniçeri,
Tekmeledin temizleri,
Kucakladın çalanı
Ters dönüp halk isteğine,
Başladın hak kösteğine,
Dinsizleri desteğine
Alıp kaptın alanı.
Öz halkını hep dışladın
Suç uydurttun ve fişledin
Bozukları alkışladın
Yaptın şeref talanı...
Türk hanımı yüzde yetmiş
Bu örtüyle gelmiş-gitmiş
Başörtü rejime netmiş?
Nasıl kurdun bu pilanı?
Ninemin başörtüsüne,
Pis elini sürdün yine,
Bilirim düşmansın dine,
Yine kırdın palanı...
Selahaddin Karahocagil
(tarih belirtilmemiş)
Abime...
Seyfi'nin Cevabı
Okudumda arkadaki şiiri
Sandım birden koptu kalbim yerinden
Senin kadar şu gönlümde yok biri
Başka neyim tek senin eserinden
Sen hocamsın, bense senin kölenim
Gönül ister birşeycikler dilenim
Her an için kıymetini bilenim
Hatalarım cahilliğin karından
Ben doğunca sen koymuşsun ismimi
İnsanlara sen katmadın cismimi
Bir gün gördüm iç cebinde resmimi
Hacilliği o gün duydum derinden
Var mı seni anlatmağa kuvvetim
Sensiz Seyfi her şeyinden bir yetim
Ağabeyim, hem de velinimetim
Karnım doydu ellerinin kirinden
Seyfeddin Kara
13.9.1966 saat: 12.45 Oltu
Okudumda arkadaki şiiri
Sandım birden koptu kalbim yerinden
Senin kadar şu gönlümde yok biri
Başka neyim tek senin eserinden
Sen hocamsın, bense senin kölenim
Gönül ister birşeycikler dilenim
Her an için kıymetini bilenim
Hatalarım cahilliğin karından
Ben doğunca sen koymuşsun ismimi
İnsanlara sen katmadın cismimi
Bir gün gördüm iç cebinde resmimi
Hacilliği o gün duydum derinden
Var mı seni anlatmağa kuvvetim
Sensiz Seyfi her şeyinden bir yetim
Ağabeyim, hem de velinimetim
Karnım doydu ellerinin kirinden
Seyfeddin Kara
13.9.1966 saat: 12.45 Oltu
Seyfi'ye
Bilirsin ben seni severim pek çok
Ekmek kadar, hava kadar, su kadar
Fakat buna damla damla kadar cevap yok
Bulamadım aradım da o kadar
Ne o kadar şiirde var bir yerim
Ne o kadar defterde bir şiirim
Anılmamış ne hayırım, ne şerim
Şu kadar bir bahsim olsun şu kadar
Baktım kendi şiirmde var adım
Hatayı ben gene bende aradım
"Acep neyim" dedim "neye yaradım"
Demek ki ben olamadım o kadar
Selahaddin Kara
Oltu
Arslanpaşa Mah.
30.1.1966 gece saat:01.10
Ekmek kadar, hava kadar, su kadar
Fakat buna damla damla kadar cevap yok
Bulamadım aradım da o kadar
Ne o kadar şiirde var bir yerim
Ne o kadar defterde bir şiirim
Anılmamış ne hayırım, ne şerim
Şu kadar bir bahsim olsun şu kadar
Baktım kendi şiirmde var adım
Hatayı ben gene bende aradım
"Acep neyim" dedim "neye yaradım"
Demek ki ben olamadım o kadar
Selahaddin Kara
Oltu
Arslanpaşa Mah.
30.1.1966 gece saat:01.10
Seyfiye Öğüt
Benim bu pendime eyle nazar
Unutma notuna yaz benim yavrum
Olsun hatıra, kalsın yadigar
Sana bir kaç doğru söz benim yavrum
Cevherin kadrini sor sarrafına
Kanma yavrum cühelanın lafına
Çalış ki geçesin adam safına
Doğru yaşa doğru gez benim yavrum
Bilmek ister isen dünya halini
Anla hayatının öz mealini
Kendin düşün kendi istikbalini
Eyleme kimseye naz benim yavrum
Boyundan daha çok büyüt huyunu
Değerlendir her saati, her günü
Unut artık unut çocukluğunu
Gel küçük halinden vaz benim yavrum
İyi davran, güzel tanın, hoş bilin
İlme sarfet her zamanın, her yılın
Daha daha yüksek olsun tahsilin
Olmasını istemem az benim yavrum
Erzincan 1953
Selahaddin Kara
Unutma notuna yaz benim yavrum
Olsun hatıra, kalsın yadigar
Sana bir kaç doğru söz benim yavrum
Cevherin kadrini sor sarrafına
Kanma yavrum cühelanın lafına
Çalış ki geçesin adam safına
Doğru yaşa doğru gez benim yavrum
Bilmek ister isen dünya halini
Anla hayatının öz mealini
Kendin düşün kendi istikbalini
Eyleme kimseye naz benim yavrum
Boyundan daha çok büyüt huyunu
Değerlendir her saati, her günü
Unut artık unut çocukluğunu
Gel küçük halinden vaz benim yavrum
İyi davran, güzel tanın, hoş bilin
İlme sarfet her zamanın, her yılın
Daha daha yüksek olsun tahsilin
Olmasını istemem az benim yavrum
Erzincan 1953
Selahaddin Kara
yusuf şenkaya melununa
İyiliklerim seni çarpsın
Ne vicdansız adammışsın
Allahımda sana yapsın
Sen bir kansız adammışsın
Huyun bozuk için pimpis
Huysuzlarla ettin kis kis
İki yüzün biri iblis
Ne imansız adammışsın
Yüce mevla görür derdim
Mazlumlara eder yardım
Seni ancak ona verdim
Ne amansız adammışsın
Hakka dayan ey salahi
Korkma bulursun felahi
Hakka bırakda çek ahi
Sen ne şanssız adammışsın
24 Şubat 1968 / Oltu
Selahaddin Kara
Ne vicdansız adammışsın
Allahımda sana yapsın
Sen bir kansız adammışsın
Huyun bozuk için pimpis
Huysuzlarla ettin kis kis
İki yüzün biri iblis
Ne imansız adammışsın
Yüce mevla görür derdim
Mazlumlara eder yardım
Seni ancak ona verdim
Ne amansız adammışsın
Hakka dayan ey salahi
Korkma bulursun felahi
Hakka bırakda çek ahi
Sen ne şanssız adammışsın
24 Şubat 1968 / Oltu
Selahaddin Kara
Bilmece 2
Her güzelin güzelidir
onsuz güzellik olmaz
Üç vasfı tam olmadıkça
Ondan abdest edilmez.
Cevap:2 Su
Tam olması lazım gelen üç vasfı: Rengi, kokusu ve tadıdır. Suyun bu üç vasfından (hatta seyyaliyetide hesaba katılırsa dört vasfından) birisi veya birkaçı bozuk ve değişik olursa, necaset belirtileri görülürse abdest, gusul ve emsali şeyler için kullanılamaz.
onsuz güzellik olmaz
Üç vasfı tam olmadıkça
Ondan abdest edilmez.
Cevap:2 Su
Tam olması lazım gelen üç vasfı: Rengi, kokusu ve tadıdır. Suyun bu üç vasfından (hatta seyyaliyetide hesaba katılırsa dört vasfından) birisi veya birkaçı bozuk ve değişik olursa, necaset belirtileri görülürse abdest, gusul ve emsali şeyler için kullanılamaz.
Bilmece 1
Bilmece 1
Nimetlerin içinde
Ağır çeken tartı o
Hem hayatın bir şartı
Hem abdestin şartı o
Cevap : Su
Su, nimetlerin içinde en ağır çekenidir. Çünkü yeryüzünün 3/4 ünü kaplayan su, canlı varlıkların vucutlarının çoğunu teşkil eder. Mesela; insan vücudunun %77 si sudur. bu miktarın %15 i kaybedilince hayat tehlikeye düşmektedir.
Cenab'ı Hak Kur'anı Keriminde "Ve biz herşeyi sudan diri kıldık" (Enbiya, ayet: 30) buyurmaktadır.
gerçekten su hayatın, sıhhatın ve ibadetin şartıdır. Gusul ve abdestimizi de su ile yaparız.
Nimetlerin içinde
Ağır çeken tartı o
Hem hayatın bir şartı
Hem abdestin şartı o
Cevap : Su
Su, nimetlerin içinde en ağır çekenidir. Çünkü yeryüzünün 3/4 ünü kaplayan su, canlı varlıkların vucutlarının çoğunu teşkil eder. Mesela; insan vücudunun %77 si sudur. bu miktarın %15 i kaybedilince hayat tehlikeye düşmektedir.
Cenab'ı Hak Kur'anı Keriminde "Ve biz herşeyi sudan diri kıldık" (Enbiya, ayet: 30) buyurmaktadır.
gerçekten su hayatın, sıhhatın ve ibadetin şartıdır. Gusul ve abdestimizi de su ile yaparız.
2 Ocak 1970
Bugün Arkünisden Olur'a geldik Olur müftüsü Hüseyin Dikmenle tanıştım ve görüştüm.
İsraf mevzuunda bir va'z yaptım. Çok alaka topladım. Hakim Nevzat bey, Bölge şefi Gürbüz Karabulut ve Şube Binbaşısı beni tebrik ettiler.
Bu akşam Lütfi'de misafir olduk. Yarın inşaallah gidiyoruz Oltu'ya
S. Karahocagil
17 Şubat 2009 Salı
Çok Sevgili Oğlum Sadreddin
Henüz atıldığın hayat,
Engebeli dağa benzer.
Yemyeşil görünür gayet
Gülistana, bağa benzer
Yokuşu var, inişi var,
Darlığı var, genişi var
Yenilişi, yenişi var
Yenemezsen seni ezer.
Çok insanlar onda yaşar,
Kimi ağyar, kimisi yar
Uçurumu, düz yolu var,
kimi uçar, kimi gezer.
20.7.1975
Baban
Selahaddin Karahocagil
(Sadreddin'in Defterine)
Engebeli dağa benzer.
Yemyeşil görünür gayet
Gülistana, bağa benzer
Yokuşu var, inişi var,
Darlığı var, genişi var
Yenilişi, yenişi var
Yenemezsen seni ezer.
Çok insanlar onda yaşar,
Kimi ağyar, kimisi yar
Uçurumu, düz yolu var,
kimi uçar, kimi gezer.
20.7.1975
Baban
Selahaddin Karahocagil
(Sadreddin'in Defterine)
Torunum Seraba
Torunların birincisi,
Benim güzel serabım;
Kızların da en cicisi,
Benim güzel serabım
Küpesi var kulağında,
Gamzesi var yanağında,
Ne cicidir bu çağında,
Benim güzel serabım
Yanakları güle benzer,
dili var bülbüle benzer,
Saçı ipek tüle benzer,
Benim güzel serabım
Bir kristal şişesidir,
Kalbimizin köşesidir,
Yuvamızın neşesidir;
Benim güzel serabım
12.12.1978 / Aşkale
Selahaddin KARAHOCAGİL
Benim güzel serabım;
Kızların da en cicisi,
Benim güzel serabım
Küpesi var kulağında,
Gamzesi var yanağında,
Ne cicidir bu çağında,
Benim güzel serabım
Yanakları güle benzer,
dili var bülbüle benzer,
Saçı ipek tüle benzer,
Benim güzel serabım
Bir kristal şişesidir,
Kalbimizin köşesidir,
Yuvamızın neşesidir;
Benim güzel serabım
12.12.1978 / Aşkale
Selahaddin KARAHOCAGİL
Kenan Evren Paşa'ya
Uzun ömür, mutlu yaşam;
Yaşa Kenan Evren Paşam,
Nice yıllar, nice bayram,
Yaşa Kenan Evren Paşam,
Zamanında ulaştın tam,
Anarşiye verdin hitam,
Güzel kalbin görmesin gam,
Yaşa Kenan Evren Paşam,
Kederliydik ettin mutlu,
Vatan senden çok umutlu,
Bayramınız olsun kutlu,
Yaşa Kenan Evren Paşam,
14.06.1985 Rize
Yaşa Kenan Evren Paşam,
Nice yıllar, nice bayram,
Yaşa Kenan Evren Paşam,
Zamanında ulaştın tam,
Anarşiye verdin hitam,
Güzel kalbin görmesin gam,
Yaşa Kenan Evren Paşam,
Kederliydik ettin mutlu,
Vatan senden çok umutlu,
Bayramınız olsun kutlu,
Yaşa Kenan Evren Paşam,
14.06.1985 Rize
Elif İlay'ın Doğumu
(14.05.1991)
Ondört mayıs bindokuzyüz doksanbir,
Elif İlay kız torunum doğru:
Doğumuna tarih düşürdü bir pir:
"ELİF - İLAY KIZ TORUNUM DOĞDU"
(1411)
Bindokuzyüz onbir'in otuz şevvalı,
yerlerden Manchesteri günlerden salı,
Allah verdi bize bir yavru balı,
Elif İlay kız torunum doğdu...
Selahaddin Karahocagil
(Torunum Elif İlay'ın Ebced hesabı ile manzum doğum tarihi)
Ayşe Nur'un Doğumu: akşam saat(5) 1975
Evlenme yıldönümümüz: 1951 2 temmuz
Ondört mayıs bindokuzyüz doksanbir,
Elif İlay kız torunum doğru:
Doğumuna tarih düşürdü bir pir:
"ELİF - İLAY KIZ TORUNUM DOĞDU"
(1411)
Bindokuzyüz onbir'in otuz şevvalı,
yerlerden Manchesteri günlerden salı,
Allah verdi bize bir yavru balı,
Elif İlay kız torunum doğdu...
Selahaddin Karahocagil
(Torunum Elif İlay'ın Ebced hesabı ile manzum doğum tarihi)
Ayşe Nur'un Doğumu: akşam saat(5) 1975
Evlenme yıldönümümüz: 1951 2 temmuz
Geldi Ramazan
Açıldı semalar, açıldı Cinan;
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Bu ses Hakkın sesi, sala ve ezan,
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Gönüllerden iman, dillerden Kur'an,
Gene coştu, gene etti feveran,
Bağlandı şeytanlar, kapandı niran;
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Nice bin mağfiret inzal eder hak,
Okunurken temcid, atarken şafak;
Uyan ey müslüman, gafleti bırak
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Camiler donandı, mahyalar yandı,
Yer yüzü gök yüzü nura boyandı;
Zikir, şükür, tekbir arşa dayandı,
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Boşandı mideler, doldu gönüller,
Mana bahçesinde açıldı güller;
İlahi vecd ile öttü bülbüller
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
31.8.1973 OLTU
Selahaddin Karahocagil
(Diyanet Gazetesinde Yayınlandı)
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Bu ses Hakkın sesi, sala ve ezan,
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Gönüllerden iman, dillerden Kur'an,
Gene coştu, gene etti feveran,
Bağlandı şeytanlar, kapandı niran;
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Nice bin mağfiret inzal eder hak,
Okunurken temcid, atarken şafak;
Uyan ey müslüman, gafleti bırak
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Camiler donandı, mahyalar yandı,
Yer yüzü gök yüzü nura boyandı;
Zikir, şükür, tekbir arşa dayandı,
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
Boşandı mideler, doldu gönüller,
Mana bahçesinde açıldı güller;
İlahi vecd ile öttü bülbüller
Geldi rahmet ayı, geldi Ramazan.
31.8.1973 OLTU
Selahaddin Karahocagil
(Diyanet Gazetesinde Yayınlandı)
Arslanpaşa Camii
Doğu atabeylerinden varmış bir Arslanpaşa,
Beylerbeyi olarak Oltu'da gelmiş başa,
Kendi öz servetinden harcamalar yaparak,
Oltu'nun merkezinde bir cami kılmış inşa.
2.4.1970
Beylerbeyi olarak Oltu'da gelmiş başa,
Kendi öz servetinden harcamalar yaparak,
Oltu'nun merkezinde bir cami kılmış inşa.
2.4.1970
Askerlikten Eve Mektup
Mektup seni salıyorum sılaya,
Şu bayramda bizim eve varda gel
Çok özledim hanedeki herkesi,
Ayrı ayrı selamımı verde gel
Bir kuş gibi uçup dağlar boyundan,
Geç silenin şehirinden, köyünden,
İçip yaylasının soğuk suyundan,
Çiçeğinden al, katına sarda getir.
Geç kalma ki, artar senemin gamı,
Annemlerle geçir yalnız bayramı;
Nasılsa onların devranı, demi,
İnce ince hallerini sorda gel.
Bizim eve var sabahtan pek erken,
Annem-babam kalkıp evladım derken,
Onlar orda bensiz bayram ederken,
Özlediğim yüzlerini görde gel
Belirmiş mi kırlarında sümbüller?,
Ötüyor mu bağlarında bülbüller?,
Eğer açılmışsa kırmızı güller?,
Birkaç tane benim için derde gel.
14.06.1954 / Erzincan
S. Kara (Telsiz Muh. Çavuşu)
Şu bayramda bizim eve varda gel
Çok özledim hanedeki herkesi,
Ayrı ayrı selamımı verde gel
Bir kuş gibi uçup dağlar boyundan,
Geç silenin şehirinden, köyünden,
İçip yaylasının soğuk suyundan,
Çiçeğinden al, katına sarda getir.
Geç kalma ki, artar senemin gamı,
Annemlerle geçir yalnız bayramı;
Nasılsa onların devranı, demi,
İnce ince hallerini sorda gel.
Bizim eve var sabahtan pek erken,
Annem-babam kalkıp evladım derken,
Onlar orda bensiz bayram ederken,
Özlediğim yüzlerini görde gel
Belirmiş mi kırlarında sümbüller?,
Ötüyor mu bağlarında bülbüller?,
Eğer açılmışsa kırmızı güller?,
Birkaç tane benim için derde gel.
14.06.1954 / Erzincan
S. Kara (Telsiz Muh. Çavuşu)
Münevver
İlim irfan diye nutuk çekerken
Üniversiteler döndü tımarhaneye
Yurdu yükseltecek münevver derken
Münevverler koşar kumarhaneye
1.5.1968 İstanbul
Selahaddin Kara
Üniversiteler döndü tımarhaneye
Yurdu yükseltecek münevver derken
Münevverler koşar kumarhaneye
1.5.1968 İstanbul
Selahaddin Kara
16 Şubat 2009 Pazartesi
Canım Ruhum Çok Değerli Gelinim Bakiye'nin Mushafına Yazdığım ŞİİR
İşte sana en anlamlı hediye
Koru bunu cicic kızım Bakiye
Başına tac eyle, diline zikir
Kafana ideal, kalbine fikir,
Yücelerin yücesinin sözü bu,
O ilahi fermanların özü bu
İyiliğin dürüstlüğün ölçüsü
Hakikat'ın doğru yolun elçisi
Her inciyi bu ummanda bulursun
Bundan ayrılmazsan mutlu olursun
Saadet'in bereketin bol olsun
Kur'an yolu sana ebed yol olsun.
Selahaddin Karahocagil
28.6.1981 pazar Amasya
Koru bunu cicic kızım Bakiye
Başına tac eyle, diline zikir
Kafana ideal, kalbine fikir,
Yücelerin yücesinin sözü bu,
O ilahi fermanların özü bu
İyiliğin dürüstlüğün ölçüsü
Hakikat'ın doğru yolun elçisi
Her inciyi bu ummanda bulursun
Bundan ayrılmazsan mutlu olursun
Saadet'in bereketin bol olsun
Kur'an yolu sana ebed yol olsun.
Selahaddin Karahocagil
28.6.1981 pazar Amasya
BABACIĞIM
Çalışır bizim için
Kendisi yemez bize verir için için
Benim güzel babacağım
Güneş gibi aydın yüzlü
Bülbül gibi tatlı sözlü
Benim canım babacığım
Emine N. Karahocagil
30.1982 Cumartesi
saat 3.ü. çeyrek geçiyor
Kendisi yemez bize verir için için
Benim güzel babacağım
Güneş gibi aydın yüzlü
Bülbül gibi tatlı sözlü
Benim canım babacığım
Emine N. Karahocagil
30.1982 Cumartesi
saat 3.ü. çeyrek geçiyor
Emine Nermin Kızıma
Canım benim güzel kızım Eminem,
Şu kalbimde senin başkadır yerin:
Sevgim ile dopdoludur bu sinem,
Çok zekisin, akıllısın aferin...
Tek başına bir iş yapma hep danış,
Alış yavrum bu hayata sen alış,
Derslerine işlerine çok çalış,
Olma ihmal, tembel, gevşek ve serin.
Seksen yaşa, doksan yaşa ol nine,
Mutluluğun sayı salsın yüz bine
Canım yavrum güzel kızım Emine
Sen cicisin, sen güzelsin, sen Şirin...
Selahaddin KARAHOCA
7.2.1980
Aşkale
Şu kalbimde senin başkadır yerin:
Sevgim ile dopdoludur bu sinem,
Çok zekisin, akıllısın aferin...
Tek başına bir iş yapma hep danış,
Alış yavrum bu hayata sen alış,
Derslerine işlerine çok çalış,
Olma ihmal, tembel, gevşek ve serin.
Seksen yaşa, doksan yaşa ol nine,
Mutluluğun sayı salsın yüz bine
Canım yavrum güzel kızım Emine
Sen cicisin, sen güzelsin, sen Şirin...
Selahaddin KARAHOCA
7.2.1980
Aşkale
Toprağım
Hem ölümüm sende, hem sağım sen
Çocukluk, büyüklük her çağım sende
Vatanım da sensin bayrağım sende
Ben severim ancak seni toprağım
Ben seni severim veremem ele
kimseye kıyamam bir karış bile
Kahbeee bir düşman saldırsın hele
Vermem vermedikçe can toprağım
Senin madenlerin senin tarımın
Sensin hazinesi bütün varımın
Aziz neslimin emaneti şerefi şanı Atalarımın hep
Şehitlerimizin kanı toprağım
Koynunda beslersin beni toprağım
Hep senden içerim, hep senden yerim
Senden gelir gene sana giderim
Sensiz hayat olsa bile niderim.
(tarih belirtilmemiş)
Çocukluk, büyüklük her çağım sende
Vatanım da sensin bayrağım sende
Ben severim ancak seni toprağım
Ben seni severim veremem ele
kimseye kıyamam bir karış bile
Kahbeee bir düşman saldırsın hele
Vermem vermedikçe can toprağım
Senin madenlerin senin tarımın
Sensin hazinesi bütün varımın
Aziz neslimin emaneti şerefi şanı Atalarımın hep
Şehitlerimizin kanı toprağım
Koynunda beslersin beni toprağım
Hep senden içerim, hep senden yerim
Senden gelir gene sana giderim
Sensiz hayat olsa bile niderim.
(tarih belirtilmemiş)
MABETLER
Mabetler irfanın bir pazarıdır
Ecdad'ın ahfada yadigarıdır
Tarih servetinin haznedarıdır
Bu vatan'ın tapusudur mabetler
ölümüz dirimiz feyzalır ordah
Gönüller arınır, donanır burdah
Ellerimiz hakka açılır birden
Mevlamızın kapısıdır mabetler
Hakka varan başka bir yol olamaz
İşte ezanlar, işte bu namaz
Bizler yaptık ama kimse yıkamaz
Çünkü hakkın yapısıdır mabetler
Selahaddin Kara
Oltu Müftüsü
23 Ocak 1963 Oltu
Ecdad'ın ahfada yadigarıdır
Tarih servetinin haznedarıdır
Bu vatan'ın tapusudur mabetler
ölümüz dirimiz feyzalır ordah
Gönüller arınır, donanır burdah
Ellerimiz hakka açılır birden
Mevlamızın kapısıdır mabetler
Hakka varan başka bir yol olamaz
İşte ezanlar, işte bu namaz
Bizler yaptık ama kimse yıkamaz
Çünkü hakkın yapısıdır mabetler
Selahaddin Kara
Oltu Müftüsü
23 Ocak 1963 Oltu
dost mektubu
Tayinin yok Rizede'sin
Yine hacca gideceksin
Nasip yoktur bu yıl bize
Orada dua edesin,
Erzurumdan Artvine
Geldim dönüyorum yine
Artık Rizeye gelmeyi
Tehir ettim başka güne
Gidiyorsun hayır yola
Hocam sana uğur ola
Ankaraya gelir isen
Bu garibe yine uğra
Seyyid Ahmet ARICI
Artvin 10.7.1985
Yine hacca gideceksin
Nasip yoktur bu yıl bize
Orada dua edesin,
Erzurumdan Artvine
Geldim dönüyorum yine
Artık Rizeye gelmeyi
Tehir ettim başka güne
Gidiyorsun hayır yola
Hocam sana uğur ola
Ankaraya gelir isen
Bu garibe yine uğra
Seyyid Ahmet ARICI
Artvin 10.7.1985
Muhterem,
Yuvanıza saadet,
Ömrünüze bereket,
Gönlünüze meserret
Dolsun bayram gününde
İstikbalımız berrak,
Milletimin bahtı ak,
Gam, keder sizden ırak
Olsun bayram gününde
Duanızın her biri,
Himmetin en derini:
İndallahda yerini
Bulsun bayram gününde
Hacda haccac dizi dizi
Hak bahtiyar etsin bizi
İslam aleminin yüzü
Gülsün bayram gününde
Selahaddin KARAHOCAGİL
Aşkale Müftüsü
Ömrünüze bereket,
Gönlünüze meserret
Dolsun bayram gününde
İstikbalımız berrak,
Milletimin bahtı ak,
Gam, keder sizden ırak
Olsun bayram gününde
Duanızın her biri,
Himmetin en derini:
İndallahda yerini
Bulsun bayram gününde
Hacda haccac dizi dizi
Hak bahtiyar etsin bizi
İslam aleminin yüzü
Gülsün bayram gününde
Selahaddin KARAHOCAGİL
Aşkale Müftüsü
iftar duası / rize...
Ey bütün bu varlıkları kudretiyle yaratab, rahmetiyle kuşatan, İhsanyla rızık verin, kullarının yaşatan Yüce Allah! sana yürekten hamd ve şükrediyoruz kabul eyle ya Rabbi.
Bizi, milletimizi nimetsiz, nimetlerimizi bereketsiz, bereketlerimizi kıymetsiz bırakma ya Rabbi.
Bize ihsan buyurduğun bunca nimetleri bulamayanlara da, alamayanlara da, bütün aç ve muhtaç dindaşlarımıza da, özellikle açlık susuzlukla yanıp kavrulan Afrika Ülkelerindeki insanlara da ihsan eyle Ya Rabbi.
Böyle mübarek bir gecede bu muhteşem iftar ziyafetini ikram eden kerem sahibi kardeşlerimizin niyyetlerini kabul, dünya ve ahiret mükafatlarını bol rızıklarına, ömürlerine bereket, geçmişlerine rahmet eyle Ya Rabbi...
Teşrifleriyle Rizemize onur ve huzurları ile de soframıza şeref bahşeden bu muhterem ve güzide misafirlerimizin vucutlarına sıhhat, afiyet, rızıklarına vus'at(bolluk, genişlik), iş ve vazifelerine rahmet niyaz ediyoruz ihsan eyle yarabbi...
Yediğimiz bu nimetleri gözlerimiz için nur, gönüllerimiz için sürür, bedenimiz için güç, kuvvet, vucudumuza sıhhat ve afiyet vesilesi eyle Ya Rabbi.
(aynen yazıldığı gibi...)
Bizi, milletimizi nimetsiz, nimetlerimizi bereketsiz, bereketlerimizi kıymetsiz bırakma ya Rabbi.
Bize ihsan buyurduğun bunca nimetleri bulamayanlara da, alamayanlara da, bütün aç ve muhtaç dindaşlarımıza da, özellikle açlık susuzlukla yanıp kavrulan Afrika Ülkelerindeki insanlara da ihsan eyle Ya Rabbi.
Böyle mübarek bir gecede bu muhteşem iftar ziyafetini ikram eden kerem sahibi kardeşlerimizin niyyetlerini kabul, dünya ve ahiret mükafatlarını bol rızıklarına, ömürlerine bereket, geçmişlerine rahmet eyle Ya Rabbi...
Teşrifleriyle Rizemize onur ve huzurları ile de soframıza şeref bahşeden bu muhterem ve güzide misafirlerimizin vucutlarına sıhhat, afiyet, rızıklarına vus'at(bolluk, genişlik), iş ve vazifelerine rahmet niyaz ediyoruz ihsan eyle yarabbi...
Yediğimiz bu nimetleri gözlerimiz için nur, gönüllerimiz için sürür, bedenimiz için güç, kuvvet, vucudumuza sıhhat ve afiyet vesilesi eyle Ya Rabbi.
(aynen yazıldığı gibi...)
ya rabbena
Ya Rabbena,Ya Rabbena!
Hamd'u sena olsun sana,
Bunca nimet ve ihsana,
Hem Muhammed Mustafana,
Bizden salat, selam ona,
Eshabına ve alına,
Erişmek için rızana,
İmsak vaktinden bu ana,
Oruç tuttuk halisane,
İnandık, sığındık sana,
Kabul eyle Ya Rabbena,
Afiyetler ihsan eyle,
İşlerimiz asan eyle,
Devletimiz koru, yücelt,
Milletimiz bahtiyar et,
Şimdi ediyoruz iftar,
Kabul kıl ey yüce Gaffar,
Ya Rabbena,Ya Rabbena,
Çok şükürler olsun sana....
Amin, Fatiha!...
Selahaddin KARA
(tarih belirtilmemiş (Ü.B.))
Hamd'u sena olsun sana,
Bunca nimet ve ihsana,
Hem Muhammed Mustafana,
Bizden salat, selam ona,
Eshabına ve alına,
Erişmek için rızana,
İmsak vaktinden bu ana,
Oruç tuttuk halisane,
İnandık, sığındık sana,
Kabul eyle Ya Rabbena,
Afiyetler ihsan eyle,
İşlerimiz asan eyle,
Devletimiz koru, yücelt,
Milletimiz bahtiyar et,
Şimdi ediyoruz iftar,
Kabul kıl ey yüce Gaffar,
Ya Rabbena,Ya Rabbena,
Çok şükürler olsun sana....
Amin, Fatiha!...
Selahaddin KARA
(tarih belirtilmemiş (Ü.B.))
Şehr’u-Ramazan
Safa geldin ey Şehr’u-Ramazan!
Mahzun gönüllere huzur getirdin.
Sende nazil oldu Hazret’i Kur’an,
Karanlık bu cihana bir nur getirdin.
Bizi zikre, ibadete erdirdin,
feyiz verdin, hasenata erdirdin.
Hakka uygun bir hayata erdirdin,
bize siyam, iftar, sehur getirdin.
Evvelin rahmettir, Rahman Rahimden,
Ahirin berattır nar’ı-cehimden,
Kapılar açtırdın dar’ı-naimden,
Rahmet, ni’met, afv’i-gafur getirdin.
Aşkullahı, şevkullahı bildirdin,
ruhları dirilttin, nefsi öldürdün,
mü’minlerin yüzlerini güldürdün,
sevindirdin bizi, sürür getirdin.
Mahzun gönüllere huzur getirdin.
Sende nazil oldu Hazret’i Kur’an,
Karanlık bu cihana bir nur getirdin.
Bizi zikre, ibadete erdirdin,
feyiz verdin, hasenata erdirdin.
Hakka uygun bir hayata erdirdin,
bize siyam, iftar, sehur getirdin.
Evvelin rahmettir, Rahman Rahimden,
Ahirin berattır nar’ı-cehimden,
Kapılar açtırdın dar’ı-naimden,
Rahmet, ni’met, afv’i-gafur getirdin.
Aşkullahı, şevkullahı bildirdin,
ruhları dirilttin, nefsi öldürdün,
mü’minlerin yüzlerini güldürdün,
sevindirdin bizi, sürür getirdin.
Sen olmasaydın ve sen olmasaydın
Sen olmasaydın ve sen olmasaydın,
Buyurmuştur Allah, resulü için,
Zerreden kürreye bu kainatı,
Yaratmış yaratan bu kulu için.
Kemaline ermiş böylece konu,
Alemlere rahmet göndermiş onu,
Eylemiş nübüvvet nurunun sonu,
Bir lider eylemiş Hak yolu için.
Gönülden salatlar, selamlar ona,
Hem ehl'i-beytine, hem ashabına,
Canımdan çok sevmek vaciptir bana,
Gerçek imanımın husulu için.
Selahaddin Karahocagil
15 Temmuz 1978
Erzurum
Buyurmuştur Allah, resulü için,
Zerreden kürreye bu kainatı,
Yaratmış yaratan bu kulu için.
Kemaline ermiş böylece konu,
Alemlere rahmet göndermiş onu,
Eylemiş nübüvvet nurunun sonu,
Bir lider eylemiş Hak yolu için.
Gönülden salatlar, selamlar ona,
Hem ehl'i-beytine, hem ashabına,
Canımdan çok sevmek vaciptir bana,
Gerçek imanımın husulu için.
Selahaddin Karahocagil
15 Temmuz 1978
Erzurum
Elhamdulillah
Yaratan O, yaşatan O, veren O.
Bunca nimetlere “Elhamdülillah”.
Yağdıran O, estiren O, seren O.
Bunca rahmetlere “Elhamdülillah”.
Kün emriyle kainatı yaratmış,
akıl ermez hikmetlerle donatmış.
Bir sır olmuş, varlığını aratmış.
Bunca nimetlere “Elhamdülillah”.
İnsanı yaratmış, sevmiş, yüceltmiş.
Yeri, göğü ona müsahhar etmiş.
Peygamber göndermiş, kitap iletmiş.
Bunca rif’atlara “Elhamdülillah”.
Ne mutlu bize Hak eylemiş himmet.
Kılmış habibine necip bir ümmet.
Bu lütuf, bu şeref ne büyük izzet.
Bunca izzetlere “Elhamdüllillah”.
Selahaddin Karahocagil
Bunca nimetlere “Elhamdülillah”.
Yağdıran O, estiren O, seren O.
Bunca rahmetlere “Elhamdülillah”.
Kün emriyle kainatı yaratmış,
akıl ermez hikmetlerle donatmış.
Bir sır olmuş, varlığını aratmış.
Bunca nimetlere “Elhamdülillah”.
İnsanı yaratmış, sevmiş, yüceltmiş.
Yeri, göğü ona müsahhar etmiş.
Peygamber göndermiş, kitap iletmiş.
Bunca rif’atlara “Elhamdülillah”.
Ne mutlu bize Hak eylemiş himmet.
Kılmış habibine necip bir ümmet.
Bu lütuf, bu şeref ne büyük izzet.
Bunca izzetlere “Elhamdüllillah”.
Selahaddin Karahocagil
Bismillah
Mübarek ismini aciz dilime,
Aşkınla alarak dedim 'Bismillah'
Affet isyanımı, acı halime!
Muhtacın olarak dedim 'Bismillah'
Sonsuz rahmetinle barındır beni!
Bütün günahlardan arındır beni!
En çok düşündüren yarındır beni,
Fikrine dalarak dedim 'Bismillah'
Hesabın, azabın, gazabın, narın;
Karşında mahkum kalırsak yarın,
Rahmetin, gufranın, İsm'i gaffarın,
Sayeban kılarak dedim 'Bismillah'
Canlıya, cansıza, ölüye, sağa,
Baktım kitap olmuş, kalkmış ayağa,
Şuurlu bir nazar kıldım yaprağa,
İsmini bularak dedim 'Bismillah'
Uzaylar dolusu sayısız küre,
Semazen olmuşlar, girmişler devre,
Bir zerrede, bir gök bulup bir kere,
Hayrette kalarak dedim 'Bismillah'
Selahaddin Karahocagil
15 Kasım 1972 Oltu
Aşkınla alarak dedim 'Bismillah'
Affet isyanımı, acı halime!
Muhtacın olarak dedim 'Bismillah'
Sonsuz rahmetinle barındır beni!
Bütün günahlardan arındır beni!
En çok düşündüren yarındır beni,
Fikrine dalarak dedim 'Bismillah'
Hesabın, azabın, gazabın, narın;
Karşında mahkum kalırsak yarın,
Rahmetin, gufranın, İsm'i gaffarın,
Sayeban kılarak dedim 'Bismillah'
Canlıya, cansıza, ölüye, sağa,
Baktım kitap olmuş, kalkmış ayağa,
Şuurlu bir nazar kıldım yaprağa,
İsmini bularak dedim 'Bismillah'
Uzaylar dolusu sayısız küre,
Semazen olmuşlar, girmişler devre,
Bir zerrede, bir gök bulup bir kere,
Hayrette kalarak dedim 'Bismillah'
Selahaddin Karahocagil
15 Kasım 1972 Oltu
Affımı Diliyorum
Affın çoktur azabından,
affımı diliyorum.
Rahmetin çok gazabından,
şüphesiz biliyorum
Yüceler yücesi Hak!
Şu çaresiz halime bak!
Senden başka yok sığınak,
lütfuna geliyorum
Halk eyledin bizi beşer,
işlerimiz oldu hep şer.
Şanına affetmek düşer,
affını bekliyorum
Mizanlar yenmez günahım,
o sebepten ah’u vahım.
Senden gayri yok penahım,
iltica kılıyorum
Üstünsün sen her bir yardan,
bir sevdiğim yok ağyardan.
Senden başka her efkardan,
kalbimi siliyorum
Selahaddin Karahocagil
10 Eylül 1981
Rize
affımı diliyorum.
Rahmetin çok gazabından,
şüphesiz biliyorum
Yüceler yücesi Hak!
Şu çaresiz halime bak!
Senden başka yok sığınak,
lütfuna geliyorum
Halk eyledin bizi beşer,
işlerimiz oldu hep şer.
Şanına affetmek düşer,
affını bekliyorum
Mizanlar yenmez günahım,
o sebepten ah’u vahım.
Senden gayri yok penahım,
iltica kılıyorum
Üstünsün sen her bir yardan,
bir sevdiğim yok ağyardan.
Senden başka her efkardan,
kalbimi siliyorum
Selahaddin Karahocagil
10 Eylül 1981
Rize
Aç Gözünü
Yum gözünü şu dünyadan, aç gözünü ey peder!
Fark edebildin mi, nasıl kainat gelir, gider
Sen bu denli fani için ömrünü etme heder!
Bir lahzada nice binler, üryan gelir, gider
Hayatin tab’i budur, gülenler hep az güler
Bu dünyaya gelen herkes, giryan gelir,gider
Fırtınalı bu hayatın, rüzgarına inanma
Bir gününde bin cihetten, cereyan gelir, gider
Hiç kimseler bulmadı dünyanın vefasını
Ta ezelden beri vefa, arayan gelir, gider
Bu dünyayı dünya yapan kaç rical’i muteber,
Vatanına, milletine yarayan, gelir, gider
Eser bırakanların kapanmaz defterleri,
Eder hayrı, hayratı deveran; gelir, gider
Aklı tamam insanlara va’z için ölüm yeter,
Başka vaz’a ihtiyaç yok, türeyen gelir, gider
Selahaddin Karahocagil
1982 Rize
Fark edebildin mi, nasıl kainat gelir, gider
Sen bu denli fani için ömrünü etme heder!
Bir lahzada nice binler, üryan gelir, gider
Hayatin tab’i budur, gülenler hep az güler
Bu dünyaya gelen herkes, giryan gelir,gider
Fırtınalı bu hayatın, rüzgarına inanma
Bir gününde bin cihetten, cereyan gelir, gider
Hiç kimseler bulmadı dünyanın vefasını
Ta ezelden beri vefa, arayan gelir, gider
Bu dünyayı dünya yapan kaç rical’i muteber,
Vatanına, milletine yarayan, gelir, gider
Eser bırakanların kapanmaz defterleri,
Eder hayrı, hayratı deveran; gelir, gider
Aklı tamam insanlara va’z için ölüm yeter,
Başka vaz’a ihtiyaç yok, türeyen gelir, gider
Selahaddin Karahocagil
1982 Rize
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
