İki kardeş var idi, Ayvaz ile Feyyaz'dı,
Birisi çok çalışkan, birisi çok haylazdı,
Giderlerdi okula, dersleri beraberdi,
Bir sabah babaları, onlara para verdi.
Mektebe uğurlarken "Bakın yavrularım" dedi,
"Ben size böyle para veremem ki ebedi"
"Bakın epey yaşlandım, artık dolandı çağım"
"Kaç sene yaşasam da, mezarda bir ayağım"
"Birgün ölürsem benden geri kalacaksınız"
"Düşünün ki, parayı kimden alacaksınız"
"Yaşasamda büyüyüp, olsanız şöyle büyük"
"Ayıp olmaz mı size, olasınız bana yük"
"Geleceği garanti etmek için çalışın"
"Sebebi tembelliktir, her tür geri kalışın"
"Babanın evladına öğütleri bu idi"
"Bu sözler onlar için çölde bir tas su idi"
"Bu su Feyyaz'a tatlı, Ayvaz'a acı geldi"
"Çünkü o avare hylaz, azgın, tembeldi"
"Sıkdırdı kardeşini, hemen yola çıkınca"
"Harçlığını çekmekte görmedi bir sakınca"
"Dinle sen beni" dedi "Bu dünya böyle gider"
"Üç günlük ömür için değmezki bunca keder"
"Baba ne derse desin, koy kitabı defteri"
"Oynayalım seninle bulup bir oyun yeri"
"Birçok oyun bilirim: pişpirik, pişti, fanti"
"Çok para kazanırız, veriyorum garanti"
"İstersen gel beraber lunaparka gidelim"
"Güzel şeyler var orda, hepsini seyredelim"
"Sonra akşam olunca, gideriz sinemaya"
"Dönüncede bir yalan uydururuz babaya"
"Sonra imtihanlarda bir yolunu buluruz"
"Dersleri hep geçeriz, başarılı oluruz"
Feyyaz bu sapıklığı garip buluyordu çok,
Dedi ki: "Gel kardeşim, haylazlaıkta fayda yok,
Okuyup çalışalım, yüksek adam olalım,
İstikbal peşindeyiz arayalım bulalım
Ayvaz çattı kaşını, dedi: "Sen git budala,
Ben bugünü yaşarım, arzum yok istikbala"
Feyyaz döndü okula, derslerinin başına,
fakat üzülüyordu, söz tutmaz kardaşına,
Babasının öğüdü, kulağından çıkmadı
dersinden, kitabından başka şeye bakmadı,
Geçti sınıflarınıi yükseldi gide, gide
Avare kardeşini, bıraktı çok geride,
Bir hayli zaman geçmiş, babaları ölmüştü,
Talih Ayvaz'a değil, Feyyaz için gülmüştü,
Bir gün bir fabrikada, Feyyaz yüksek mühendis
Dediler: "Seni arar, bir adam ki çok pimpis"
Bu gelen Ayvaz idi bitirmişti oyunu,
Babadan kalan mal da, hep çekmişti suyunu,
Ayyaş, serhoş yaşamış, aç-lailaç kalmıştı,
Feyyaz'dan utanıyor başını dövüyordu,
"Elinden harçlığını çektiğim gün" diyordu
"Ne büyük bir serseri, ne kadar gafilmişim"
"Şimdi nasıl olacak, bir söyle benim işim"
"Ne ahiret ne dünya, hiçbirini yapmadım"
"Kalsam bu dünya berbat, ölsem Hakk'a tapmadım"
Feyyaz şöyle bitirdi, baştaki öğüdünü,
"İstikbal aramadın, sen yaşadın hep dünü"
"O sayılı zamanlar, geçti fırtına gibi"
"Herşey bitti tükendi, göründü birgün dibi"
"Şimdi oldukça razı, ücretinin azına"
"Olup çalışacaksın, sadece boğazına"
"Çalışan kul boş kalmaz, Hak verir emeğini"
"Çalışmayan insanlar, bulamaz yemeğini"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder