Garik'i Rahmet eyle Allah'ım ruhlarını
Cennet kıl yerlerini, uzak eyle narını
Köy evinde yetiştim toprak ve kül içinde
Fakirlik, imkansızlık, hayli müşkül içinde
Açlık mı, çıplaklık mı?bin türlü biçarelik,
Malımız, melalimiz, gücümüz beş paralık
Soframız yoksul, fakir, ekmeğimiz yavandır
Yuva bir kirli taban, bir de isli tavandır
Bir ahırın üstünde küçük iki odamız
Düşündükçe derdim ki "biz ne naçar adamız"
Bazen soba yanmazdı, bazen ocak tüterdi
Bazen kış yarısında odunumuz biterdi
Buzhaneye dönerdi bu izbe kulübemiz
Bazen dağlar aşırı seferlerde babamız
Giderdi bizim için yiyecek getirmeye
Çalışırdı anamız azını yetirmeye
İdare lambasının sönük ışıklarında
Kalırdım derslerimi ezberlemek zorunda
Bazen gaz da bulunmaz ocaktaki duvara
İliştiriverirdik isli pisli bir çıra
Onun cılız ışığı da ederdi kifayet
Hep okurdum okurdum eylemezdim şikayet
Böyle böyle yetişmiş birşeyler öğrenmiştim
Artık ilim yükünü epeycecik yenmiştim
Hocamın izni ile hutbeyi ve ezanı
Okumaya başladım; bir gün muhtar İzani
"Hocamız değilsin" dedi karşımda durup
Minberden ta geriye attı şöyle savurup
On üç yaşlık bir çocuk ben buna ne yapardım?
Sabırla dedim: "Yarab! sen eyle bana yardım
Cahillik ne kötü şey beni cahil bırakma
Bunları da affeyle, kusurlarına bakma"
939 Babam gurbete gitti
Dedem hastalanarak bu sene vefat etti
Karnında katı bir şey olduğunu söylerdi
Sonra ağrı başladı, devamlı ah eylerdi
Oturup hep alardı düşünür kara kara
ne doktor var, ne ilaç, ne vasıta ne para;
Yakın doktor Oltu'da, hastahane Erzurum,
Hep yayan gidilirdi, böyle değildi durum
Oltuya on saata, Erzurum'a dört güne,
Gidebilirsen eğer dayanıklısın yine
Yılda on iki lira, yol vergisi öderler
Yahutta bilmem nerde yol yapmaya giderler
Fakat şu ana değin yol yüzünü gören yok,
Otomobile binme şerefine eren yok
Hele bu yıl birde şu Alman harbi patladı
Bu milletin derdini bir kaç daha katladı
Babam gurbet ellerde, bilinmez nerelerde
Dedem ondan ne çare bekleyebilir derde
Bir sabah beraberce kalktık, Kaunise gittik,
Adife nine'ye bu hastalığı arz ettik
Elleriyle yoklayıp muayene eyledi
Tıpkı bir hekim gibi teşhisini söyledi:
"Su dikilmiş midene kafi görünen odur,
Bütün bu hastalığı, ağrıyı yapan sudur,
Bir sopanın üstüne düşerek döneceksin
Böyle böyle sen onu dağıtıp yeneceksin"
Dedem buna inandı yaptı dediklerini
Deşti yaralarının bilinmeyen yerini
Çok geçmeden hayata kapadı gözlerini,
Hiç unutmam dedemin son hazin sözlerini:
"Şu biçare halimi gördün evladım" dedi.
"Bu yerde kaderimiz hep böyledir ebedi
Ne doktor var, ne para, ne anlayış, ne bilgi,
Ne devletten, ne halktan, ne evalttan bir ilgi,
Kalma burda çocuğum oku kazan hayatın,
Ancak sakın unutma Hakk'ın emrin ayatın
O ayatın uğruna biz kan döktük, can verdik,
Bu millete yeniden hayat ve vatan verdik
Ne hazin o vatanın her nimetinden uzak
Dertlerimden habersiz ölüyorum işte bak
Benim gibi yapma sen faydalan kana kana
Sana bırakıyorum bu vatanı ben sana
ku erinceye dek ekmeğine aşına
Sahibol bu vatanın toprağına, taşına
Çalış kurtarana dek bu haldan bu milleti
Ta kaldırıncaya dek bu yerlerden zilleti
Bu insanlar kavuşsun doktoruna yoluna
Her bir türlü imkana, suyuna, okuluna
Selam söyle babana ne iş tutarsa tutsun
Bana hiç üzülmesin, fakat seni okutsun
Dedem ölmüştü artık, güya biz yaşıyorduk
Annem ve ben tarladan birgün sap taşıyorduk
Babamı görüverdim kağnının üzerinden
Heyecanlandım, sanki kalbim koptu yerinden
Geçte olsa O artık gurbet elden dönmüştü
Babasını duyunca bayıldı yere düştü
Biraz sonra ayıldı, ağlarken yana yana
Anneciğim bir hayli teselli verdi O'na
O yıl bolluk bir yıldı tahılımız çok oldu
Evimiz ambarımız ağzına kadar doldu
Ancak eski evimiz o sene yıkılmıştı
Yeni ev yapmak için kiraya çıkılmıştı
Babam kalan üç beş tane hayvanı da satmıştı
Gurbette kazandığı parasına katmıştı
Böylece sermayemiz oldu 12 lira
Şimdi evi yapmaya gelmişti sıra
Eski evin enkazı şöyle bir aktarıldı
Sağlam kalan kereste çürüğünden ayrıldı
Buna satın alınan bir kaç odun katıldı
Sonra eski arsada eve temel atıldı
haziranda başladı Ori'li Ali Usta
Evimizi bitirdi, taşındık Ağustosta
1940 Yılı, O sene doğmuşdu Seyfi;
Cihan harbi çıkmıştı dünyanın yoktu keyfi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder